Hizmetler'de Sıfırdan Nereye Gelindi?

                                Bir kaç gencin öcülüğünde başlayan, ardından küçük çaplı yatırımlar ve devamında kurumların destekleriyle büyüyen sektör, son 5 yılda büyük ivme kazandı. Sektör yetkilileriyle yapılan çalışmaya göre çeşitli ürün/hizmetlerde oluşan son tablo şöyle:
CÜZDAN: 2015 yılında "E-Para" lisansı verilmesiyle bu alan oldukça gelişti. Daha çok gençlik segmentine odaklı bir hizmet sunulmaya başlandı. Son 1 yıl içerisinde bankalar da E-para kuruluşu kurarak cüzdan ürünlerini hayata geçirdiler.

YEREL PARA TRANSFERİ: 5 yılönce banka ve PTT dışında farklı kanallardan para transferi yapılamazdı. Son 1 yılda "Lisanslı Ödeme" kuruluşları ile yapılan iş birlikleriyle marketler başta olmak üzere perakende de bu hizmet sunulmaya başlandı.

TAHSİLAT: 5 yıl önce daha çok sanal POS ile kredi kartı tahsilatı yapılabiliyordu. Artık fiziksel ve e-ticarette online kredi ve banka hesabından ödeme hizmetleri sunuluyor.

SANAL POS: Geçmişte bu alan tamamen bankaların kontrolündeydi. Lisanslı ödeme kuruluşlarının da bu alanda hizmete başlamasıyla sektörde rekabet arttı.

ULUSLARARASI PARA TRANSFERİ: Bu hizmet 5 yıl önce banka ve PTT dışında birkaç kuruluş tarafından veriliyordu. Şimdi lisanslı ödeme kuruluşları da bu alana girdi. Artık perakende mağazalarından da bu hizmet verilebiliyor.

FİZİKSEL POS: 2019 yılında Gelirler İdaresi tarafından yayımlanan "Güvenli Mobil Ödeme" tebliği ile artık telefonlar dahi POS cihazı olarak kullanılabiliyor. 2020 yılı içerisinde bu alanda çok farklı uygulamaları sahada görüyor olacağız.

FATURA ÖDEME: Bu alan 5 yıl önceye göre daha regüle edilmiş bir hizmet olmaya başladı. Kullanıcı mağduriyetlerinin önüne geçildi. Fatura ödemeye ek olarak bankaların kredi ödeme hizmeti de verilmeye başlandı.

KRİPTO PARALAR: SPK ve MASAK gibi düzenleyici kuruluşların destekleyici kararları ile Türkiye'de faaliyet gösteren borsalar artmaya başladı. Bankaların iş birlikleri ile yabancı borsalar da Türkiye'ye yöneldiler.

Ve en son çıkan ödeme yöntemi "Akıllı Telefondan Temasız Ödeme Yöntemi" teknolojisi...
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

İLİŞKİ DURUMU KARMAŞIK... ツ

                                     Siz hiç bir ayrılığı üzerinizden atamadığınızı hissettiniz mi? Her zaman eski sevgilinizin gölgesini üzerinizde hissettiğiniz oldu mu? Sizi gören herkesin yüzünüze baktığında eski sevgilinizi hatırladığını hissettiğiniz oluyor mu? Bütün soruların cevabı evet ise siz ilişki Durumu: Jennifer Aniston olmuşsunuz!... Aşk acısı çekmek zamanın nasıl ilerlediğini çözememektir bir yerde. Etrafınızda mevsimler değişir, çocuklar büyür, bekarlar evlenir, kariyerler alır başını ilerler. Siz aşk acısı ile ayrılık gününde kalırsınız. Başka bir psikoloji başka bir zorunlu tercihtir aslında bu da. En azından duygularınız hala canlıdır. Aşk acısı çekmekten daha kötü bir durum varsa ne olursa olsun eski sevgilisi ile anılmaktır.

                                     Yeni açtığı İnstagram hesabı ile günümüzün en çok konuşulan isimlerinden olan 51 yaşındaki Hollywood yıldızı kendi comeback'ini yaşıyor resmen. Hem "Friends" özlemi hem de yıllar sonra Brad Pitt ile yeniden karşılaşmaları hali ile gözleri üzerine çekti. Bu seneki Oscar Ödülleri'nden sonra eski eşi Brad Pitt ile buluştukları  söyleniyor. Ama açık konuşalım, buluşsalar da buluşmasalar da hepimiz Jennifer Aniston'ı zaten Brad Pitt ile özdeşleştirmedik mi? Ne zaman o kadını görsem buruk bir şekilde aklıma o eski mutlu günleri gelir. Gerçek acıyı tatmadığı, terk edilmediği zamanlar...
Resmi Büyütmek İçin TIKLAYIN!
                                     Bu saf bağlılığın suçlusu aslında kesinlikle o değil. Birlikte olduğu her kadının ilişki yaşayış biçimini benimseyen Pitt'te suç aslında. Böyleleri ile birlikte olduğunuzda kendinizi eşsiz sanarsınız. En çok sizi sevdiğini düşünürsünüz ama aslında o sadece kendi egosunu tatmin eden, en iyi sevgili olmaya çalışan biridir. Sonra ayrılık kapıyı gelip çaldığında, yani o daha iyisini bulduğunda ruhunuz tamir edilemeyecek bir burukluğa bürünür. Bir daha asla eskisi gibi iyi hissetmezsiniz. Sadece kalbiniz değil, kişiliğiniz de  tamir edilemeyecek şekilde kırılmıştır. Sizi gören herkes eski erkek arkadaşınızı hatırlayacaktır. Her zaman onun gölgesi ile yaşamaya mahkum olacaksınızdır. Hayatınıza yeni biri girse de kimse ona gerçekten aşık olduğunuzu düşünmeyecektir. Ve evet gerçekten bu aşk acısı çekmekten çok daha beterdir.

UNUTULMAZ ÇİFTLER:...
                                     Bazı durumlarda da ayrılık bir hayal kırıklığı değildir. Hatta ne kadar üzülseniz de size iyi gelmiştir. Kariyerinize odaklanmışsınızdır, gözünüz açılmıştır, ikiniz de yeni ve daha iyi yollara gidersiniz ama ne olursa olsun hala eski sevgiliniz vücudunuzun bir organı gibidir. Altın çağını yaşayan, somut verilere göre dünyanın en yakışıklı erkeği olduğu kanıtlanan Robert Pattinson ve eski sevgilisi Kristen Stewart'tan bahsediyoruz bu başlık altında da. İhanetlerle dolu ayrılıklarından sonra ikisi de farklı noktalarda çok başarılı oldular. Ancak hala "Twilight"ın büyüsünden ikisi birbirine yakın noktada duruyorlar.

                                     Birinden bahsedince öteki akla geliyor. Sanırım bu da tarihteki unutulmaz çiftlerden oldukları için gerçekleşiyor. Onlardan birine özellikle Pattinson'a baktığınızda burulmuyorsunuz, sadece zamanında birbirlerine ne kadar yakıştıklarını düşünüyorsunuz. Buna da kader diyoruz. Bazen bir taraf tutuyor, diğer taraf tutmuyor. Sizin için "o"nun yerini başkası alsa da hayat için almıyor.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Heart Shaped Strawberry and Layered Cake

Makes 1x 25cm/10in cake Preparation time 1hr 15 minutes, plus chilling Cooking time 30-35 minutes...
                                 This showstopper comprises a heart-filled orange cake covered with strawberry Swiss meringue buttercream and a white chocolate drip. I have finished it with fresh fruit, hand-decorated macarons and dried rosebuds. İt's like a secret garden on a secret heart cake.

İNGREDİENTS (For the sponge)...
~ Melted butter, for greasing
~ 360g/ 12 ½oz unsalted butter, softened at room temperature
~ 360g/ 12 ½oz golden caster sugar
~ 6 large eggs (weigh the eggs to ensure you have the same weight as the butter, sugar and flour: 360g/ 12 ½oz)
~ 360g/ 12 ½oz sekf-raising flour
~ Grated zest of 2 oranges
~ 2 tsp orange oil
~ 2 tsp vanilla extract
~ 100ml/ 4fl oz milk (if needed)

For the Swiss meringue buttercream...
~ 230ml/ 8 ¼fl oz egg whites
~ 400g/ 14oz golden caster sugar
~ 500g/ 1lb 2oz unsalted butter, chilled but removed from the fridge 30 minutes before using
~ 4 tsp vanilla extract
~ 50g/ 2oz freeze-dried strawberry powder

For the whitte chocolate drip...
~ 75ml/ 3fl oz double cream
~ 225g/ 8oz white chocolate, broken into pieces
~ Super white colouring (optional)

For the decoration...
~ Selection of fresh fruits
~ Macarons
~ Dried rosebuds
~ Small sugar pearls
                                 Preheat the oven to 190°C, 375°F (170°C, 325°F fan), Gas 5. Brush 2 x 21cm/8 ¼in round, hearth-fill cake tins (available as a set) with melted butter. First make the sponge. İn a bowl, cream together the butter and sugar until pale and fluffy. Beat the eggs in a jug, then gradually pour into the creamed mixture, mixing until fully incorporated. Sift in the flour and fold in. Add the orange zest, orange oil and vanilla extract and continue to fold until the mixture is smooth. İf needed, add enough milk to create a dropping consistency.

                                 Transfer to the 2 tins - one tin is slightly deeper than the other, so allow for this - and smooth the tops. Bake for 30-35 minutes (the cake with more mix may need the extra 5 minutes), until risen and golden. Remove from the oven and leave the cakes to cool in their tins on a wire rack. When cool, remove from the tins, wrap loosely in clingfilm and chill to firm before filling.

                                 To make the Swiss meringue buttercream, heat the egg whites and sugar together in a heatproof bowl set over a pan of gently simmering water, stirring all the time until the egg/sugar temperature reaches 65-71°C (149-160°F). Remove from the heat and transfer the bowl to a stand mixer. Using the whisk attachment, whisk the egg and sugar until a thick glossy meringue forms and the meringue cools. Change the whisk attacment for the beater. Add the chilled butter in small cubes and beat until fully incorporated an thick. Add the vanilla extract and strawberry powder to taste and beat in.

                                 To assemble the cake, first trim the crust off both cakes (so there is no visible line in the middle of the cake). Fill a piping bag with the buttercream, then fill each half of the heart on the cakes and level with a small palette knife. Place the bottom cake half on a large sheet of baking paper on a tray. İmmediately turn the top cake half on top and settle into position. Using a palette knife, spread half the remaining buttercream over the top and sides of the cake, smoothing with a scraper to create smooth, flat sides and top. Chill for 15-30 minutes until firm to the touch. Add a second layer with the remaining buttercream to ensure the cake is evenly covered.

                                 To make the white chocolate drip, pleace the cream and white chocolate in a large heatproof bowl. Heat in the microwave gently - or set over a pan of gently simmering water - until the chocolate has fully melted. Mix until smooth. İf liked, add a few drops of super white colouring to make the drip white and apoque. Transfer the cake to a stand. Fill a piping bag with the white chocolate drip and drip around the edges of the cake. Cover the top and smooth over. Decorate with fruits, macarons, dried rosebuds and sugar pearls.

(This cake will keep for 2-3 days, store in the fridge but eat at room temperature.)
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Teknoloji Dünyası'nda Neler Oluyor?...

                                   Uzunca bir süredir markalar, PR ajansları ve teknoloji medyası arasında dinmeyen bir kriz yaşanıyor. Aslında sektörün tüm paydaşları tarafından bilinen ancak özellikle markalar ve ajanslar tarafından pek de dillendirilmeyen bu kriz geçtiğimiz günlerde iki teknoloji yayıncısı sosyal medyadan paylaştığı bir deklarasyonla gün yüzüne çıktı. Güçlerini birleştiren iki teknoloji medyası deklarasyonda aldıkları kararın gerekçesini şöyle anlattılar: "Reklam ilişkilerinden dolayı markalara ve rekabet ettiği yayınlara hakaret eden, ajans çalışanlarına ve kurumsal iletişim ekiplerine ağza alınmayacak sözler sarf eden kişilerle, uzun zamandır yollarımızı ayırmış ve iletişimi kesmiş olmamız yanında artık bu kişilerin davet edildikleri etkinlikler ve toplantılara da katılmamaya karar verdik." Taraflardan diğerinin iddiasıysa teknoloji medyasının "reisliğine" soyunduğunu söylediği bu iki yayıncının markalardan ayrıcalık talep ettiği ve markaları avuçlarının içine almayı hedeflediği yönünde...

                                   Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini suçladığı bu kriz aslında teknoloji medyasındaki derin bunalımın sadece görünen yüzü... Krizin perde arkasında parayla haber yapma, elindeki medya gücünü kötüye kullanma, kurumlara şantajda bulunma, haber karşılığı reklam isteme gibi meseleler yattığı söyleniyor. Aslında uzunca bir süredir tüm medya, ajans ve markaların gündeminde olan bu gelişmeler teknoloji basınında ayyuka çıkmış görünüyor.

                                   Evet, bir kriz var... Ve her paydaş bu krizden ciddi anlamda rahatsız. Ama çözüm noktasında ortaya koyulacak her bir görüşün dönüp dolaşıp kendilerine yada kurumlarına zarar verebileceğini üstü kapalı bir şekilde söylemek de sorunu çözmeye katkı sağlamıyor. "Kol kırılır yen içinde kalır" mantığıyla hareket etmek bu ve benzeri krizlerin ateşine odun atmaktan öteye gitmiyor...
                                   Peki, yaşanan bu gelişmelerle birlikte teknoloji basınının sarsılan itibarını toparlaması için medya kuruluşlarının neler yapması gerekiyor? Teknoloji basını kendi içinde de bir bütünlük taşımıyor. Bir yanda gazeteci formasyonunda olan grup var, diğer yanda işe tamamen dijitalde blog ile başlayan zamanla bir haber portalına dönüşen ve buna liderlik eden kişiler ve yayınlar var. Dijitalin hızla gelişmesi, bu yayınların büyümesini de sağladı. Böyle olunca markalar ve dijital liderler ve yayınlar arasında iş birliği modelleri gelişti ve sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Bu iletişimin, markalar tarafından da doğru be etik kurallar çerçevesinde yönetilmesi gerekir.  Teknoloji reklamverenlerinin ve ajansların teknoloji yayıncılarına yaklaşımı ne yönde olmalı? Yaşanan bu krizde reklamveren ve ajansların da payı var mı? Tartışmanın tarafları konuyu acaba nasıl değerlendiriyorlar?...
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

BlackBerries & Pistachio Cake

                                        Pistachio works perfectly with the blackberries in this dense, rich cake. İt's best eaten the day it is made, on account of the fruit.

INGREDİENTS
~ 150g/5 oz unsalted, shelled pistachios
~ 170g/5 ¾oz softened unsalted butter, plus more for greasing
~ 170g/5 ¾oz golden caster sugar
~ 3 free-range eggs
~ 30g/1 ¼oz self-raising flour
~ 1 tsp baking powder
~ 200g/7 oz blackberries, halved if very large
~ İcing sugar, to dust
                                        - Preheat the oven to 180°C, 350° F, Gas 4 and butter and line a 28x22cm / 11x8in roasting or baking tın with non-stick bakink or greaseproof paper. Blitz the pistachios in a food processor, spice grinder or Nutribullet until very finely ground (but don't over-blitz, or they'll get oily). - Beat the butter and sugar together until smooth, then whisk in the eggs. Stir in the ground pistachios, flour and baking powder and mix briefly until combined.

                                        - Tip the cake batter into the prepared tin and dot with the blackberries. Transfer to the preheated oven and bake for 25 minutes until the cake a skewer inserted into a non-blackberry bit comes out clean. Do not panic if the cake has risen like a glossy quilted blanket to hide all your blackberries - this will particularly happen with small berries - they're still there and the cake will taste delicious. - Letthe cake cool in the tin for 5 minutes before transferring it, with its paper, to a wire rack to cool down. Dust with icing sugar before serving.

                                        TIP For a gluten-free version of the cake, leave out the flour and increase the amount of ground pistachios by 20g/ ¾oz, to 170g/ 5¾oz in total. Make sure your baking powder is gluten-free.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hayatı Nasıl Doğru Yaşarız?...

                             İnsanoğlu hayatı boyunca yalnızca bir defa dönüm noktasına gelir. Ve o dönüm noktası ile ya hayatı tamamiyle değişir, yada görmemezlikten gelerek hayatının akışına devam eder. Bu dönüm noktasına gelene kadar insanoğlu  bin bir çeşit badireler atlatır. Taa ki son yaşanılan (sıkıntı) ile insanın sabrını taşırdığı ana kadar. Yazımızın başında da dediğimiz gibi her insan bir dönüm noktasına gelir. Peki nedir bu dönüm noktası?
              Aslında bunun diğer bir adı (kırılma noktası)dır. Bu noktaya gelene kadar insan kendini ne sorgular ne de yargılar.
                        ● Ben ne yaptım?
                        ● Ben neler yapıyorum böyle?

                             Gibi soruları kendine sormaz. Fakat bıçak kemiğe dayandığı zaman isyan bayrağını çekmeye başlıyoruz. Peki kırılma noktasına geldiğimizde neler oluyor? İşte o ana kadar yaşadığınız tüm olumsuz düşünceler bir anda başınıza üşüşüverir. O sırada yapmanız gereken tek şey aklınıza gelen düşüncelerle savaşmak olmalı.
                        ● Neden böyle oluyor?
                        ● Ben nerede yanlış yapıyorum?
                        ● Neden hiç bir şey yolunda gitmiyor?

                             Sorularına aklınızdakilerden yola çıkarak cevap bulacaksınız. Çünkü o soruların yanıtları hep yaptıklarınızda veya kendinizden verdiğiniz ödünlerde saklıdır. Olumsuzluklar hayatınızın büyük bir bölümünü kaplıyorsa, hayatınızda köklü bir değişime gidilmesi gerekiyordur. Olumsuzluk teşkil eden hareketlerden, etkinliklerden, sözlerden veya davranışlardan uzak durmalısınız. Kendinizi olumsuz yönde etkileyen herşeyden uzaklaşmalı ve kendinize yeni rotalar çizmelisiniz.

                             Hayatınızın akışını doğru yönde ilerletmek tamamiyle sizin elinizde. Şayet bu kırılma noktasını görmezden gelirseniz, aynı hataları yapmaya ve yaşantınızda aynı olumsuzluklarla karşılaşmaya devam edersiniz. Unutmayın! Değişmeyen tek şey "Değişim"in kendisidir. Seçim sizin.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Psikolojik Detoks Zamanı

                                Haftalık bir iki günlük fırtına hevesimizi alsa ve bu durum bir süre daha devam edecek olsa da artık hayatımızın genel teması bahar üzerine kurulu. En çok hasta olunan aylardan biri mart. Böyle bir zamanda hem nezle ile hem de hayatınızdaki fazlalıklar ile uğraşamazsınız. Bu yüzden şimdi size en iyi bahar detoksu nasıl yapılır onu göstereceğiz.


                              Önce kolay şeylerden başlayalım ki zihnimiz yatışsın. Bir numara kesinlikle kitap okumak. Kişisel gelişimi size direkt anlatanlar yada iyice kafa yoran kitaplardan uzak durmalısınız. Bu yüzden tercihiniz düşsel kitaplar olmalı. Detoksa başlarken bir diğer önemli adım da doğru filmi seçmek. Netflix'te klasikler başlığı altındaki filmleri izlediğinizde hem farkındalığınız artacak hem de dinleneceksiniz. Çünkü kalsik filmler gerçek sanat eserleridir. Sonra biraz telefonda sosyalleşip toksik ilişkileriniz olmayan insanlarla vakit geçirmeniz gerekiyor. Herkesin kendi hayatında olduğu ama birbirini desteklemekten de vazgeçmeyen arkadaşlarla...

                                Şimdi biraz dışarıdan edindiğimiz yardımcılarla yapacağımız detoksa gelelim. Epsom tuzu ve elma sirkesi ile yapılan güzel bir banyo hem cildinizi yenileyecektir hemde kötü enerjilerden sizi uzak tutacaktır. Yok bana sadece kötü enerjilerin uzak olması yetmez diyorsanız her sabah meditasyon yapabilirsiniz. Eşyalarını al, meditasyon kursuna git derdi olmadan öğrenmek için de hemen Calm uygulamasını indirerek en pratik şekilde bunu gerçekleştirebilirsiniz.

                                Sonra ise bal ve avokado ile pratik bir şekilde hazırlayacağınız maske ile cildinizi yenileyin. Gece yatmadan avokadoları iyice ezin ve bal ile karıştırın. Eğer vücudunuz tepki vermiyorsa buna laktozsuz süt de ekleyebilirsiniz. Sabaha kadar soğutup uyandığınızda cildinize uygulayın. Şimdi en zor kısma geliyoruz. Telefonunuzu sessize alıp internetinizi kapatın. İyice kendimize geldiğimize göre şimdi sıra gardırop detoksunda. Rahat, özgür hissettiren gömleklerinizi, pantolonlarınızı kullanım kolaylığınız için önlere taşıyın. En rahat ayakkabılarınıza öncelik verin. Renkli güçlü desenli kumaşları tercih edin. Her şeyimi yanımda taşıyacağım, hayatım kolaylaşsıncılar öncelikle hemen bu yazıyı terk etsinler!

                                Çünkü detoks dediğimiz şey kolaylıktan ziyade arınmaktır. Muhtemelen kullanmayacağımız şeylerle dolu ağır çantalarla dolaşmaya son. Özellikle bahar mevsiminde! Peki geride kalan eşyalara ne mi olacak? Aslında en mantıklısı kullanılabilir olan fazla eşyalarınızı bağışlamak. Çünkü gardırobunuzda, evinizde fazla olan hiçbir şeye ihtiyacınız yoktur. Ve lütfen atmak yerine önce ihtiyaç sahiplerini araştırın. Şimdi hala sessizde ve interneti kapalı olan telefonunuzu alın ve uzun zamandır aramadığınız konuşmadığınız birkaç akrabanızı arayın. Onların hayatında neler olup bitiyor onu öğrenin. Bu zamana kadar kendinize ilgi gösterdiğiniz için biraz da başkalarına ilgi gösteriyoruz.

                                Çiçeklerinizde bazı düzenlemeler yapın. Yerleri doğru mu, kökleri büyümüş mü, saksıları yetiyor mu inceleyin. Gerekli düzenlemeleri yapın ve onları sulayın, onlarla konuşun. Aslında hep "Şunu yapayım, bunu yapayım" dediğiniz şeyleri yaptınız. Ve gördüğünüz gibi hiç de yorulmadınız. Bu yüzden şimdi en çok sevdiğiniz şarkıyı açıp dans ediyorsunuz. Aslında detoksun mantığı bütün gün evde olmak. Ama illa dışarı çıkmak istiyorsanız bütün bunları yaptıktan sonra çıkabilirsiniz. Eğer çıkmayacaksanız telefonunuzun internetini açmanıza izin veriyoruz.
Hey bu arada akşam erken yatmayı unutmayın!
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:
Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN


GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR


KAFEİN Alır Mısınız?
Kahve sevenlere müjdeli bir haber!

Kafein sadece sabah uyandırma rutininizin önemli bir parçası değil, tüm vücudunuza bakım ve güzellik de sağlıyor. Kahve içmenin, ruh halini düzeltme ve beyin fonksiyonunu arttırmanın yanı sıra daha pek çok faydası bulunuyor. :)
Yapılan son çalışmalar, kahvenin içerisindeki kafeinin güzelliğinize de olumlu etkileri olduğunu söylüyor.

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long