Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

İNSANIN ANAHTARI: TEKNOLOJİ...

                   50 yıl önce insanın DNA yapısının açıklanmasından bu yana insan Genom Projesi adı altında yürütülen uluslararası çalışma, insanın DNA'sını çözdü. Uzmanlar bu durumu "Harfler ortaya çıktı, şimdi kelimeleri anlamaya çalışabiliriz." diye yorumluyor. Projenin bitirildiği 2003'ten bu yana yeni bilgiler ortaya çıktıkça insan genomu sürekli güncellendi. Projeyle başlatılan çalışmaların sonucunda ulaşılan bilgi bambaşka gelişmelerin de nedeni oldu. İnsanı genetik özelliklerine bağlı kalarak inceleyen SNP (nükleotid polimorizmi) çalışmasında, kişiye özel tedavi teknikleri konusunda kısa zamanda büyük gelişmelere ulaşıldı.
                   Projenin açtığı yoldan atılacak adımların, alzheimerden vereme, kalp hastalıklarından astıma, kanserden depresyona ve hatta yaşlılığa kadar teşhis ve tedavisinde devrim yaratılması bekleniyor. Bio-Çip teknolojisi de devreye girdi. Bu gelişen bilgisayar teknolojisinin biyolojiye uyarlanabilmesiyle ortaya çıkan bir yöntem.

Yöntemin temel prensibi şöyle:

                   Genetik bilginin açıklandığı araçlar olan, vücudumuzun yapı, destek ve düzenleyicisi işlevi gören protein, özel hazırlanmış bir laboratuar lamı üzerine konuluyor. Proteinin taşıdığı bilgiler bir yazılım programına aktarılıyor ve bilgisayar ekranında görünür hale geliyor. Rutin yapılan genetik ve biyokimyasal analizlerde tek bir gen bölgesine veya tek bir proteine bakılırken, Bio-Çip teknolojisi tıp dünyasına, bir anda, bir örnekte, birçok farklı bölgeye bakabilme imkanı veriyor. Böylece kanser gibi birçok faktörün ve genin etkilendiği hastalıklarda tümörün protein kalıbı çıkarılabiliyor.

                   Protein-çip teknolojisiyle ilgili pek çok yöntem olmasına karşın ilerleme kaydedilen iki grup çalışması bulunuyor. Bunlardan ilkinde tek bir proteine özgü sistemler geliştirilirken, diğer grupta tüm proteinler üzerinde çalışılıyor. Böylelikle farklı hastalıklarda ortaya çıkan proteindeki değişimler izlenebiliyor.

                   Gelelim madalyonun öbür yüzüne. Aynı zaman diliminde daha çok ve verimli iş yapmamızı sağlayan, her geçen gün kaydedilen yeni gelişmelerle yaşamımızı kolaylaştıran, hatta kurtaran teknoloji, hastalıklarımızın da mı kaynağı?
                   Teknoloji ve sanayinin birlikte gelişmesi, havayı kirletmekle kalmıyor, çok yoğunlaştığı zaman, asit yağmuru şeklinde toprağı da etkiliyor. Daha da yakına bakalım, evimizde, iş yerimizde bizi çevreleyen teknoloji ürünlerine göz atalım. Çalışmalar gösteriyor ki, 0 - 300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, tiroit, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokuları.

                   LCD ekran, saç kurutma makinesi ve dijital saat gibi aletlere dikkat! Günlük hayatımızda kullanılan televizyon, bilgisayar ve cep telefonları başta olmak üzere MP3 çalarlar, LCD ekranlar, fotokopi makineleri, mikro dalga fırınlar, saç kurutma ve traş makineleri, dijital saatler gibi birçok elektrik cihaz bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan sağlığımız için tehdit oluşturuyor. Olumsuz etkileri en aza indirmek için yapmamız gereken neler mi?

                   LCD ekrandan uzak durun! Bu cihazların kullanımıyla oluşan elektromanyetik alanlara bazı kişiler daha hassastır. Ve yan etkiler bu kişilerde daha fazla görülüyor. Fotokopi makineleri ve bilgisayar tarayıcılarına 50 santim, LCD monitörlere 75 santim, mikrodalga fırınlara 1 metre, TV'lerin ön ve arka yüzlerinde 2 metre, çamaşır-bulaşık makinesi ve buzdolabı gibi elektronik işlemcilerle donatılmış mutfak cihazlarında mümkün olduğunca uzakta bulunmak sağlığımız için doğru olanıdır.

                   Şarj aletlerini de elektrikte bırakmayın! Ayrıca şarj edebilen cihazları elektrikle kullanmaktan kaçınmak, TV, monitör, uydu alıcıları kullanılmadığı zaman bekleme konumunda bırakmamak, bu cihazların oluşturduğu, baş ağrısı, uykusuzluk, göz ve kulak problemleri, iştahsızlık, ağız kuruluğu gibi yan etkileri düşük seviyelerde tutuyor.

                   Olumsuz etkileri en aza indirmek için, ergonomik çalışma koltuğu, düşük radyasyonlu monitör kullanın. Kalp ritmini bozan, hamilelikte düşük riskine sebep olan cep telefonlarına dikkat! Teknolojiyle bozulan dengeler yine teknoloji yardımıyla çözülmeye çalışılıyor. Özellikle çocuklarınızı teknolojinin sağlığa zararlı etkilerinden haberdar edin!

Ve çocuklarınızı olabildiğince bunlardan uzak tutunuz.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long