Bronzlaşma Hakkında Bilmedikleriniz...

Güneş, yıllar boyu hep sağlık kaynağı olarak düşünülmüş, eşsiz gücü ve enerjisiyle, aydınlık ve sıcak yüzüyle zaman zaman kutsal bir konuma konulmuş, tapınılmış, başka zamanlarda da bize sağlık vermesini bekleyip güneşlenerek kendisinden medet ummuşuzdur. Zaman zaman güneşin sağlık verme gücü iyice abartılarak doktorlarla rekabete konulmuş, ''güneş giren eve doktor girmez'' diye bir deyim üretilmiştir. Fakat son 30-40 yıldır, güneşin hem yaşlanmada ve hem de deri kanseri oluşumunda etkisi kesin olarak saptandığı için, düşman diyemesek bile gücünü kontrol edemeyen bir dost olarak kabul ederek, ilişkilerimizi dozunda ve kıvamında tutmamız, gerektiğinde de kendimizi korumamız yaşamsal bir önem kazanmıştır. Güneş ışığının derimize zarar veren kısmı Ultraviyole (UV) bölümüdür. UV'nin UVB ve hem de UVA dalga boyları deri kanserleri ve deri yaşlanmasından sorumludur. Çocukluktaki güneş yanıkları deri kanseri gelişiminde çok etkilidir, bu nedenle ilk 10 yaş içerisindeki korunma çok önemlidir. Bunun dışında da alınan her güneş ışığı enerjisi daha öncekilerin üzerine eklenerek, hem deri kanserine yakalanma tehlikesini ve hem de deri yaşlanmasını arttırmaktadır.

                Güneş ışınlarından korunmada en ucuz ve en etkili yol giyimdir. Kuru ve sıkı giysiler iyi korur, gevşek dokulu giysiler ve ıslak giysiler etkinliği azaltmaktadır. Geniş kenarlı şapkalar, şemsiye vb. gölge yapan kaynaklar, sınırlı da olsa biraz koruma sağlar, fakat bu yetersiz bir korumadır. Güneşin en dik olduğu saatin iki saat önü ve arkası (Türkiye için saat 11-15 arası) en tehlikeli saatlerdir.

                Tatilcilere öğüdümüz bu saatler içerisinde güneş altında kalmamalarıdır. Dışarıda çalışanlar için ise bu öneriler anlamsız kalmaktadır ve bu koşullarda dahi korunmalarının sağlanması gerekir. Giysilerle örtülmeyen el ve yüz gibi alanlarımız, deniz ve plajda ise mayonun dışında kalan alanlar kesinlikle güneşten koruyucu ürünlerle korunmalıdır. Bu ürünleri kullanırken uygun koruma faktörlü ürünler kullanılmalıdır. Normal sağlıklı bir insan için 20-30 SPF koruma faktörlü bir ürün gereklidir. Güneşin dik olduğu saatlerde veya açık tenli insanlarda koruma faktörü daha yüksek tutulmalıdır. İyi bir koruma için açıkta kalan her alan düzgün ve eşit oranda ürünle kapatılmalıdır.

                Koruyucu, güneşe çıkmadan yarım saat önceden sürülmeli, gündelik yaşamda iç saatte bir, plajda iki saatte bir de yeniden sürülmelidir. Zaman geçtikçe koruma faktörü düşürülmemeli, aynı etkinlik sürdürülmelidir. Dikkatli bir korunma hem deri kanseri olma tehlikemizi azaltır ve hem de erken yaşta derimizin kırışmasını önler.

Sözün Özeti; sağlıklı bronzlaşma yoktur, az hasarlı veya çok hasarlı bronzlaşma vardır.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long