Evcil HAYVAN Tüy Temizliği!

                   Evinizin bakımını sağlamanın pratik yolları var. Ama unutmayın, kuralları siz koyun!
Evinizi bir evcil hayvanla paylaşmak beraberinde bazı temizlik zorluklarını da getirir. Fakat birkaç temel kural koyarak, temizliği kolaylaştırabilir ve günlük bir rutin haline getirebilirsiniz.

UÇUŞAN TÜYLER;
                   Tüyler sizin için sorunsa en sevdikleri yere bir havlu veya throw yerleştirmek ve daha sonra bunu silkmek veya yıkamak, tüy sorununu azaltacaktır. Mobilyalarınızı elektrik süpürge ile derinlemesine temizlemeden önce tüy toplama rulosuyla yüzeydeki tüyleri toplayın. Sert yüzeylerde, elektrik süpürgesi yerine elektrostatik paspas kullanın. Ev hayvanınızın tüylerini düzenli olarak fırçalayın. Bazı elektrikli süpürge markalarının köpeklere özel, tüy tarama başlıkları bile var.

ÇAMURLU PATİLER;
                   Çamurlu patiler, özellikle kış aylarında hayvan sahiplerinin ortak problemi. Fakat birkaç basit yöntem ile zeminler hep temiz kalabilir. Çamurlu patileri temizlemek için kapınızın girişine bir havlu koyun. Evcil hayvanınızın mama ve su kabının altına yerleştireceğiniz bir mat, dökülen kırıntı ve suları temizlemenizi kolaylaştıracaktır. İyi kalite bir oda spreyi ile özellikle yatağındaki veya sepetindeki kötü kokuları yok edebilirsiniz.

ÖNCE GÜVENLİK;
                   Tıbbi malzemeleri ve temizleme malzemelerini evcil hayvanınızın erişemeyeceği bir dolaba koyun. Klozetinizi kimyasallarla temizledikten sonra klozet kapağını mutlaka kapalı tutun. Kablo ve kordonları mobilyaların arkasında veya halının altına saklayın ya da güçlü bir kablo koruyucu kullanın, böylelikle hayvanınız kabloları ısıramaz. Ayrıca birçok ev bitkisi de evcil hayvanlar için tehlikeli olabilir. Bitkilerin hayvanınızın erişemeyeceği bir yerde olmasına özen gösterin ve bitkilerin altındaki su kabından su içmelerine izin vermeyin.

                   Eğer evcil hayvanınız yatağından memnun değilse, bir mobilyanızı onun hoşuna gidecek şekilde yeniden düzenleyin. Eğer bir kaza olmuşsa, hemen temizleyin ki, koku ve leke kalıcı olmasın.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Armasız Çıkmam Sezonu;

                         Bu sezonun diğer olmazsa olmazı ise arma işlemeler. Ancak bu armalar da sezonun maksimalist ve abartılı kodlarına uyum sağlamış olarak vitrinlerde. Tamamen ya da bir kısmı armalarla işlenmiş bol mont ve mantolar çok popüler olacak. Ne yapıp edip bir armalı ürün satın almanızda fayda var.

                         Ünlü şarkıcı Rihanna, bu tarzı benimsemiş olacak ki, şu günlerde dergilerde boy gösteriyor. 2016-2017 Sonbahar-Kış sezonunun aksesuar yeniliklerine göz atacak olursak, yeni nesil korse trendi çarpıcı görünüyor.
                         Japonların geleneksel kimonalarla kullandıkları geniş kemerlerden esinlenilerek tasarlanmış deri korseler, volümlü manto ve elbiselere eşlik ediyor. Prada, küçük çantalar asmak için metal halkalarla tasarladığı korse-kemerleriyle bir taşla iki kuş vurmanızı sağlıyor.

                         Sezonun çanta modelleriyse maksimalist kodlara zıt olarak küçülüyor. Mini çantalar, yılan derisinden püsküllü versiyonuna, tasarımcılar tarafından zirveye çıkarılmış. Çizme, bot ve ayakkabılarda da çeşitlilik fırtınası esiyor. Kalın çoraplarla giyilen dekolte papuçlardan dolgu topuk ayakkabılara, geniş bir seçim yelpazesi söz konusu. Kadifeyse ayakkabıların olmazsa olmazı...
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Karalahanalı Fırında Tavuk But

MALZEMELER;
                        -4 adet tavuk but (baqet)
                        -1 demet karalahana
                        -1 adet kereviz
                        -1 adet havuç
                        -4-5 diş sarımsak
                        -1 yemek kaşığı zeytinyağı
                        -1 yemek kaşığı tereyağı
                        -100 ml tavuk suyu
                        -Tuz, Taze çekilmiş karabiber

HAZIRLANIŞI;
                        Tavuk butlarını tereyağı ve zeytinyağı karışımızda renk alacak kadar kızartıp kenara alın. Kerevizi ve havucu çubuk şeklinde doğrayın. Sarımsağı ayıklayın. Karalahanayı irice kıyın. Tavukların kızartıldığı tavada önce karalahanayı 1-2 dk soteleyin. Daha sonra kereviz ve havucu ekleyerek sotelemeye devam edin. Fırına girecek bir kaba önce karalahanayı ve sebzeleri koyun. Üzerine tavuk butlarını ve sarımsakları dizin. Tavuk suyunu gezdirin. En son karabiber ve az tuz serpin. 180 derecede ısıtılmış fırında 30-40 dakika boyunca arada bir kontrol ederek pişirin.

Afiyet Olsun...
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Alkali Beslenme Nedir, Nasıl Yapılır?

                           A'dan Z'ye güzellik için önce sağlıklı beslenmek gerekir diyenler böyle buyursunlar;
ALKALİ BESLENME
                           Yağlanmaya neden olan rafine edilmiş karbonhidratları ve asit içeren besinleri dengeleyen bu beslenme, vücudumuzdaki pH değerinin asit yönünü alkali yöne çevirmeyi ve bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçlıyor.
  • LİMON
  • GREYFURT
  • MAYDONOZ
  • SOĞAN
  • KEREVİZ
  • SARIMSAK
ANTİOKSİDANLAR
                           Hücrelere saldırarak yapılarını bozan ve hastalıklara neden olan moleküllere yani serbets radikallere karşı en güçlü silahımız cildi besleyen antioksidanlar. Taze meyve ve sebzeler cildi besliyor, enerji veriyor ve cildin lipit tabakasını canlandırıyor.
  • BROKOLİ
  • NAR
  • DOMATES
  • YABAN MERSİNİ
  • ÇİLEK
  • PORTAKAL
MAGNEZYUM
                           Sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak dengeli çalışmasını destekliyor ve sakinleşmeye yardımcı oluyor. Kasları güçlendiriyor. C vitamini, sodyum, potasyum ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin etkin şekilde kullanılmasını sağlıyor. Tırnakları güçlendiriyor.
  • ISPANAK
  • AVOKADO
  • MISIR
  • SOYA FASULYESİ
  • BADEM
  • BUĞDAY
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Çapraz Aşkı;

                    2016-17 sonbahar-kış sezonunun ruhunu tek kelimeyle açıklayacak olursak “özgür” derdik. Nedeni çok basit; hayaller kuran romantik bir kadın da olabilirsiniz, içindeki asi ruhu ortaya süren bir sokak sitili takipçisi de olabilirsiniz. Yeni sezon size seçim hakkını tanıyor, stilinize ve nasıl hissettiğinize uygun şekilde istediğiniz kadına dönüşme imkanı sunuyor.

Üstelik bunu dünya giyim kodlarından uzaklaşmadan yapabileceksiniz. Böyle bir ruh halinden tabii ki aksesuarlar da etkileniyor. Dolayısıyla çantaları taşıma şeklimiz de...

                    Bu yeni özgürlük anlayışıysa en çok ellerimizin işine yarıyor. Bu sezon ne yapın edin çantanızı öyle bir taşıyın ki elleriniz boşta kalsın. Eminim onların yapacak çok daha önemli işleri vardır. Mükemmel formülle uzun omuz saplı çantanızı çapraz asın, askıyı en kısa şekilde ayarlayın. Koltuk altına ne kadar yakın olursa o kadar iyi. Teoride süper stil sahada görünmenize yarayacak bu formül pratikte işe yarıyor.
                    Türkiye kadınları ofiste ikiye bölündü. Kimi tasarımcıların bu trend önermesini sadece blogger`ların ciddiye alacağını iddia ediyor. Kimisiyse gayet pratik buluyor. Prada`nın hovarda kadınları çapraz çantalarını normal standartlarda kullanıyor. Fakat tek çantayla yetinmiyor ultra mini bir tanesini de aynı anda boynuna yakın takıyor. Tıpkı kolye gibi...

                    Neredeyse bir mücevher değerindeki maddi ve manevi çantalara gereken değeri sonunda verdik mi dersiniz? Tüm sapında işlemeler bu tasarımları kolyeden ayırt etmek giderek imkansızlaşıyor.

Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Melek Yüzlü ŞEYTAN...

               Hayattaki lükslerimden biri, arkadaşlarımla uzun rakı masalarına oturmak ve saatlerce sohbet etmek. Tabii mevsimine veya konsepte göre bu, şaraplı akşamlar, viski sohbetleri veya tekila geceleri olabilir. Yemeyi içmeyi sevmeme rağmen vücudumun da pek fit olmadığını belirtmek isterim.

               Her zaman abartmaktan kaçınmak gerek. Çünkü akıl ve ruh sağlığımız daha önemli. Kafalar yandıysa atletik bir vücutla sinir hastalıkları hastanesinin bahçesinde oturmanın bize ne yararı olur? Anladığınız üzere benim küçük şeytanım alkol!
               Şeker veya çikolata sevdalısı da olabilirim ama hamur peşinde de koşmam. Sigara içmem ama alkolümü de kimseye içtirmem! Yalnız yazıda söz edildiği gibi alkolik bir insan da değilim. Sadece ortamı oluştuğunda keyif alınabilecek ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler ile sizleri aydınlatmak istiyorum. İçki içiyoruz ama gece boyunca da ne yediğimize de özen gösteriyoruz. Bu masalarda ekmek, kızartma, veya tatlı türevi şeyler yemiyoruz. Alkol öncesi mutlaka büyük bir bardak kefir içeriz. Kefir hem ertesi günkü alkol ağırlığını alır hem de sindirime yardımcı olur.

               Yanı sıra alkolle birlikte bol su içerim. Belki de bu nedenle başım hiç ağrımaz. Yoğun içkili bir gecenin ertesinde açık havada yürüyüş veya evde detoks yogası yapıyorum. Detoks yogasında bedeni sağa sola ve öne arkaya burgulayarak büken hareketler yapılır. Bu sayede iç organlar ıslak bir çamaşırın elle sıkıldığı zaman suyunu bırakması gibi, biriktirdiği toksinleri atıyor. Ayrıca ter atmak da toksinlerden arındırıyor. Yine alkol nedeni ile vücuttaki pH dengesi asidik yöne kaydığından, sonrasında alkali beslenmeye özen gösteriyorum. Güne bir limonun sıkıldığı bir bardak suyla başlayıp devamında salatalık, brokoli ve patates gibi alkali besinler alıyorum.
               Brokoliyi çiğ halde blenderden sarımsakla beraber geçirip küçük taneli hale getirdikten sonra zeytinyağı ve limonla yada yoğurtla tüketebilirsiniz. Çiğ tüketilmiş brokoli maksimum fayda sağlar. Yine pH oranını yükseltmek için bol suyla ingiliz karbonatı da içebilirsiniz. Dengeyi bulduğunuz sürece, bol Şeytan`lı günler dilerim.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Zihin Sporu: YOGA

                    Yoga zannedildiği gibi bir din değil, kişinin bedenini, zihnini ve ruhunu birleştirmesine yarayan eski bir bilim. Zaten sözcük anlamı da ''BİRLİK'' İnsanı esir eden duygu ve düşüncelerden kurtararak yücelmesine yardımcı olmayı hedefleyen yoga, beden yapısındaki kasların esnemesini sağlıyor ve bu da iç organları uyarıp güçlendiriyor. Yoga günümüzde artık herkesin bildiği, duyduğu ve pek çoklarının da uyguladığı bedensel eğitim biçimi.

                    Kimi ruhunu huzura kavuşturmak için, kimi spor niyetine yapıyor ama yoga hakkında pek fazla birşey bildiğimiz söylenemez. Gerçi bu eğitimi veren yoga merkezlerinin sayısı da her geçen gün artıyor ama büyük şehirler dışında pek yaygın olmadıkları için yoga konusunda hala bir belirsizlik sürüyor. Bizde bu yazımızda orta doğudan dünyaya yayılan bu kavramı ele alalım istedik.
İşte her yönüyle yoga.
                    Yoga, eski hint felsefelerinden birinin adı. İnsanın fiziksel ve zihinsel olarak kendini eğitmesini ve disipline etmesini amaçlayan yoganın tarihi, orta doğuda mö 900'lere kadar uzanıyor. Yoga sözcüğü, ilk olarak eski hint metinleri olan ''Veda'' adlı kitaplarda geçiyor. ''Acıdan kurtulmak, aydınlanmak için izlenmesi gereken bir disiplin'' olarak tarif ediliyor.

                    Yoganın temeli ms 4'cü yüzyılda yerleşerek 500 yıl boyunca gelişip olgunlaşıyor. Pekii yoga nasıl oldu da bu kadar çok yaygınlaştı? Bunun nedeni kalabalıklar içindeki yalnızlıklarda arayabiliriz. 20.ci yüzyılda sanayi toplumunun gelişmesiyle birlikte, günlük hayatın hızlı bir tempoda aktığı büyük kentler ortaya çıktı. Bu kentlerde insanlar, artık ait oldukları toplulukla birlikte değil, sadece birey olarak var olmaya çalışıyorlardı. İnsanlar yogayla bedenlerine esnekşik kazandırırken bir yandan da sessizliğin içinde kendi seslerini bularak tempolu ve gürültülü hayatın verdiği stresten kurtulma imkanı veriyor.
                    Yoga mutlaka bir eğitmen eşliğinde öğreniliyor. Yoga felsefesini uygulayan kişiye ''yogi'' veya ''yogini'' deniliyor. Eğitici yogi olmaya niyet eden veya sadece herhangi bir ihtiyacına cevap bulmak için yogaya başvuran öğrencilerine yoganın felsefesi anlatılıyor. Eğitmenlerin kendi uygulamalarına göre farklılaşan birçok yoga türü bulunsa da tümünün amacı aynı;
                    İnsanı mutsulaştıran, kendine esir eden duygu ve düşüncelerden kurtararak yüceltmeye yardımcı olmak. Bunun ilk adımı geçmişin mutsuzluk veren hatıralarının ve geleceğe dair boş hayallerin insana egemen olmasını önlemek.

ZİHİN SPORU OLARAK; YOGA

                    Yoga zorlayıcı bir spor değildir. Kişinin bedenini zorlamadan ağır, ahenkli hareketlerle yapabildiği ama bir o kadar da faydalı bir çalışmaya dayanıyor. Yoga uygulaması iskelet yapısından başlayarak zihne kadar uzanan bir dizi hareketten meydana geliyor. Yavaşça her uzvu hissederek yapılan hareketler bedendeki tüm kasların, omurganın, göğüs kafesinin, boynun ve bacakların esnetilmesini amaçlıyor.

                    Bu sırada iç organlar da uyarılarak güçlendiriliyor. Kan dolaşımı olumlu etkileniyor. Yoganın tüm etkileri kısa süre içinde tüm bedende ve iç organlarda hissediliyor. Yoganın temel amacı rahatlatmak, bedeni ve aklı dinlendirmek olduğu için hareketler yavaşça, sakince, yorulmadan ve fazla güç harcamadan yapılıyor. Doğal bir ritim içinde yapılan yoga, herkesin kendi bedensel yapısına göre uygulayacağı bir etkinlik olduğu için yarışmadan uzak bir spor.
                    Yoga hareketlerini yaparken solunum tekniklerinin özel bir önemi var. Öğretici ağızdan nefes alınması gerektiğini söylemediği sürece, yoga da burundan derin ve yavaşça nefes alınır. Ayrıca kişinin kendisi için uygun olan zamanı belirlemesi ve hergün aynı saatte yoga yapması isteniyor. Yoga çalışması için sessiz ve tenha bir yer tercih ediliyor. İnce bir kilim veya hasır ve rahat giysiler yeterli. Çalışma boyunca sessiz olunuyor ve sonunda sırtüstü pozisyonda birkaç dakika dinleniliyor.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

ELEKTRİK / ELEKTRONİK İŞLERİNİZ !!!

~~~~~~Bilgisayar Tamiri, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Yazılım ve Donanım, Elektrik Tamir ve Kurulum, Her tür Elektronik İşleri, Güvenlik Kamerası Montajı ve Tamiri, Alarm Sistemleri, Otomatik Kapı Sistemleri Tamir ve Onarım, Yangın Alarmı Sistemleri Tamiri YAPILIR... Devamını OKU>>>

Sponsorumuz Olmak İster Misiniz?

Blogumuzun Arşivi

DOST SİTELER

Kahin Martinez ~ Rüya Tabirleri ~ WeblonG ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ ~ Site Ekle ~ Site