Gripsiz Bir Kış... Mümkün!

                 Herkesin burnunu çeke çeke mendille dolaştığı günlerde, virüslere ''ben sizi tanımıyorum'' demek ve kışı hiç hastalanmadan geçirmek mümkün. Bunun yoluysa yeni araştırma sonuçlarını dikkate almak ve bağışıklık sistemi demir gibi güçlü tutmak... Çevremiz, ellerimiz, cildimizin yüzeyi; her yanımız aslında çeşitli virüslerle dolu. Ama bunların bizi hasta etmesi o kadar da kolay değil. Bağışıklık sistemimiz bir radar gibi onları yakalıyor ve icaplarına bakıyor. Ama biz bağışıklık sistemimize iyi bakmazsak, işte o zaman olanlar oluyor ve hastalanıyoruz.

                 Peki, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için neler yapmalıyız?
İşte uzmanlarca yapılan son araştırmalar ve bu araştırma sonuçlarına göre bağışıklık sisteminin gerçek dostları:
BAĞIRSAKLARA DİKKAT: Bağırsakların sadece sindirim sisteminin bir öğesi olduğunu düşünenler yanılıyor. Çünkü uzmanlara göre, bağırsaklar sadece sindirimin değil bağışıklık sisteminin de en önemli organı. Neden mi? Bağırsakların yüzeyinde yüzlerce farklı türde bakteri yaşıyor ve bu bakterilerle bağışıklık sistemi arasında çok güçlü bir ilişki var. Özellikle bazı türleri virüslerle savaşta çok önemli bir rolü olan T hücrelerinin artmasını sağlıyorlar. Bu iyi bakterilerin sayısını çoğaltmak içinse bol bol ''probiyotik'' özellikte besin tüketmek gerekiyor.

STRES: Uzmanlar stres ve üzüntünün önemli bir bağışıklık sistemi düşmanı kabul edilebileceğini anlatıyorlar. Fareler üzerinde yapılan son deney de bunu açıkça ortaya koyuyor. İki grup fare ele alınıyor ve ilk grup, küçük kafeslere konarak strese maruz bırakılıyor. Ardından her iki gruba da hastalık yapan bakteriler veriliyor. Strese maruz kalan grubun üyeleri kolayca hasta olurken, diğerleri bakterilerle savaşacak kadar güçlü oluyor. Peki, biz ne yapmalıyız? Mümkünse stresten uzak kalmalı ya da mümkün olmadığı zamanlarda bağışıklığı güçlendirecek diğer yöntemlere ağırlık vermeliyiz. Spor yapmak da çok önemli.

NOT: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çinko, selenyum ve D vitamini takviyelerini bir uzmana danışarak kullanabilir, sarımsak, zencefil ve ıhlamura sofrada yer açabiliriz.

DOĞRU BESİN ve VİTAMİNLER: Beslenme ve bağışıklık sistemi arasındaki güçlü ilişki uzun yıllardır biliniyor. Ancak hala netleşemeyen hangi besin yada vitaminin gerçekten yararlı olduğu, hangisinin koca bir balondan ibaret bulunduğu. Örneğin C vitamini son araştırmalar bu vitaminin sanıldığı kadar da faydalı olmadığını ortaya koyuyor. Öyleyse oyumuzu hangi vitamin ve minerallerden yana kullanmalıyız? Çinko, selenyum ve D vitamini... 

NOT: ''Sıkı giyin üşüteceksin'' bu cümleyi söylememiş bir anne var mıdır? Elbette yoktur. Ama ne yazık ki annelerimiz yanılmış hem de yıllardır. Çünkü araştırmalar soğuk ve hastalıklar arasında bir ilişki olmadığını söylüyor. Öyleyse neden kış aylarında daha çok hastalanıyoruz? Uzmanlar bunun yanıtını şu şekilde veriyor: ''Çünkü kış aylarında kapalı, havasız ve bakterilerin kolayca üremesine sebep olan aşırı sıcak ve de kalabalık ortamlarda uzun vakit geçiririz. Böylece hastalıklar bulaşır.''
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

İstanbul'un Efsaneleri (Fısıldayan Şehir)

Üç kıtanın kaderinde söz sahibi olmuş, dünyanın en eski şehirlerinden İstanbul, Avrupa'yı ve Asya'yı birbirine bağlayan, altın üçgen de denilen yedi tepeli tarihi yarımadada kurulması sebebiyle, ''Dünya'nın Kraliçesi'' payesini almıştır. Tarihi ve stratejik konumu onu tarih boyunca en çok arzu edilen, uğruna savaşılan ve canlar verilen bir şehir haline getirmiştir. Yahya Kemal'in dediği gibi ''nice efsunlu güzellikler yaratan'' İstanbul'un, o folklorundan kulağımıza tatlı bir fısıltı gibi üzülüp gelen ve bizi asırlar ötesine götüren bu efsanelere kulak verelim.

KIZ KULESİ ve SEPETTEKİ YILAN;
                   İmparator Konstantin'in çok sevdiği ve üzerine titrediği bir kızı varmış. Bir gün falcılarını toplamış ve kızının geleceğini sormuş. Farlcılar kızın 18 yaşına girdiğinde bir yılan sokmasından öleceğini söylemişler. Bu kehanet karşısında telaşlanan imparator, denizin ortasında, yılanların asla ulaşamayacağı bir kule yapılmasını emretmiş. Kuleye çok sevdiği, dünyalar güzeli kızını yerleştirerek koruma altına aldırmış. Prensesin hayatı, bu kulede geçiyormuş. Günlerden bir gün canı üzüm çekince kendisine bir sepet üzüm getirilmiş. Meğer sepetin köşesine zehirli, küçük bir yılan gizlenmiş. Prenses üzüm salkımını almak için sepete el attığı zaman bu yılan parmaklarını ısırıvermiş, kızcağız oracıkta teslim etmiş ruhunu. İmparator Konstantin en azından öldükten sonra yılandan kurtulması için kızına demirden bir tabut yaptırarak onu Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne koydurtmuş. Ancak bugün hala aynı yerde bulunan bu tabutun üstündeki iki delik yılanın ölümünden sonra bile kızı rahat bırakmadığına işaret ediyormuş.

YEREBATAN SARNICI'nın ÜRPERTİCİ SIRLARI;
                   İstanbul'daki en büyük kapalı sarnıç olan Yerebatan Sarnıcı'na Ayasofya'nın batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Sarnıcın yapımıyla ilgili şöyle bir efsane anlatılır.,;
                   Yüzyıllar boyu terkedilmiş halde bırakılan sarnıcın üstüne ve çevresine evler yapıldı. Fakat kendini unutturmuş sayılmazdı. Üstündeki evlerde yaşayan insanların geceleri çığlık ve kahkahalar duyduğu söylentileri yaygınlaştı. Sarnıcın girdaba kapılarak kaybolan insanlardan, sarnıcın içinde cinlerin yaşadığından söz edilmeye başlandı.
                   Başka bir hikayede, sarnıcın üstündeki evlerden birine zorla kapatılan cariyenin dşeme tahtalarını delip, kendini sarnıcın karanlığına attığı anlatılıyordu. Yabancı gezginler bu evlerdeki insanların evlerinin zemininden kova sarkıtıp su çektiklerini, hatta balık avladıklarını da anlatırlar. Sarnıçta gövdesi ağaç tasfirli üstünde tavus gözü denilen motiflerin bulunduğu bir sütun, üstünde gözyaşı bulunan bir başka sütun vardı. Efsaneye göre bu gözyaşı motifleri sarnıcın yapımı sırasında eziyet çeken kölelerin izleriydi. Başka bir efsaneye bakılırsa kölelerin gözyaşları taş ustalarınca işlenmişti.

BEYAZIT CAMİİ'nin MİHRABI;
                   Beyazıt Camii'nin inşasına 1501 Temmuz'unda başlanmış, dört yıldan fazla süren inşaatı 1505'te tamamlanmıştır. İtanbuldaki Türk abidelerinin en güzellerinden olan Beyazıt Camii'nin planlarını hazırlayan ve inşaatı sonuna kadar kontrol eden mimar Hayreddin idi. Camii'nin temeli atıldığı zaman II. Bayezid'e sormuş. 
- Padişahım, mihrabı nasıl kuralım?
Beyazıt cevap vermiş;
- Şu ayağıma bas.
Mimar Hayreddin, Padişahın ayağına basınca gözlerinin önünde Kabe zuhur etmiş. Bunun üzerine Padişahın ayaklarına kapanmış. Kabeye göre istikametini tayin ederek mihrabı kurmuş. Camii tamamlandıktan sonra ilk cuma günü II. Beyazıd camiyi dolduran cemaate,
- Aranızda bütün ömründe ikindi ve yatsı namazlarının sünnetlerini hiç bırakmamış olan kim varsa caminin anahtarını o çevirsin. demiş. Cemaatin içinden hiç ses çıkmamış. O vakit II. Beyazid;
- Çok şükür, gerek barış, gerek savaş zamanlarında olsun hayatımızda sünnetlerimizi bırakmadık. diyerek anahtarı çevirmiş.

RUMELİHİSARIN'daki MUHAMMED MÜHRÜ;
                   Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u almadan önce Boğazın Avrupa yakasındaki en dar yerine Yıldırım Beyazıd'in yaptırdığı Anadolu Hisarının tam karşısına, boğazı kontrol altına almak üzere bir hisar yaptırmak istedi. 24 Nisan-28 Ağustos 1452 tarihleri arasında 30 bin metrekare alan üzerine birbirine bağlı 17 kulesi olan Rumelihisarını inşa ettirdi. Mimar Muslihuddin Ağa yapının planlarını çizerken Sultan Mehmed, gece gündüz başında durarak nezaret etmişti. 
                   Peki Fatih'in maksadı neydi? Niçin planları Musliddin Ağa'ya bırakmıyordu? Bunun bir sebebi olmalıydı. Günümüz araştırmacılarının Rumelihisarı üzerinde havadan yaptıkları inceleme ile büyük gerçek ortaya çıkacaktı. Yaklaşık 500 metre yükseklikten deniz tarafına bakıldığında Rumelihisarının konumu hattı-Küfi ile yazılmış Muhammed (sas) kelimesine benziyordu. Fatih'in bu işin üzerinde titizlikle durmasının sebepleri varmış demek ki.
                   Peki bu sırrı Fatih'e kim, nasıl ve neden vermişti? Fatih bir rüya görmüş, kendisine İstanbul'u alacağı müjdelenmişti.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

MONT Yılı...

                  Kışın büyük bir kısmını paltoyla geçiriyoruz. İnsanların ilk gördüğü şey bu olduğuna göre mükemmel olmalı. Sanırım palto seçimleri konusunda eskisinden daha çok rahatız. Kıyafetleri örtmek yerine onları daha ilgi çekici kılarak sade ve spor bir tarzı capcanlı grafik bir boyutla dengelemek sezonun dış giyim anlayışındaki taptaze ve cazip ruhun kesin bir özeti. İşin ilham verici yanı da şu ki, zekice ve çağdaş göründüğü sürece hacimli koza kesimlerden tüylü dokulara ne varsa hepsi kullanılabilir. Şahsen ben, klasik ama bol kesimli bir modeli tercih ederim. Rahatlık ve zerafetin dengesinden asla bıkmam çünkü her zaman giydiğim pantolon ve kazakları son derece şık gösteriyor.

                  Peki paltoların sonbahar koleksiyonlarında daima önemli bir rol oynadığı bilinen bir gerçek değil mi? Kesinlikle, ama paltolar bu sezon var olan trendleri pekiştiren temel unsurlardan biri olmanın ötesine geçerek modayı yepyeni ve heyecan verici boyutlara taşıyor. Koleksiyonların hepsi dış giyime dayalıydı. İşin güzel yanı da şu ki zevke hitap eden yepyeni ve muhteşem yönelimler vardı.
                  Paltoların podyumda öne çıkması işin yalnızca bir kısmı ama bu hakimiyet paltonun gardrobun can alıcı bir parçasına dönüştüğünün ve günümüzün rahat giyim anlayışına nasıl adapte olduğunun da bir göstergesi. Sonuçta palto hem trendler açıcından hem de maliyet olarak sezon boyunca yaptığınız en önemli yatırım olabilir. ve bu nedenle de sizi sıcak tutmasının yanı sıra günbegün değişen giyim tarzınıza uyacak kadar da değişken olması gerekiyor..


                  Yeni nesil paltoların en heyecan verici yanı tasarım açısından yeterince güçlü bir etki yaratırken kullanışlı detayları da yabana atmaması. Pek çok moda uzmanı ve hayranları artık sadeleştirilmiş modern klasiklerden oluşan bir kapsül gardroba sahip olmak istiyor. Yaratıcı bir ifade alanı sunan palto kıyafetin geri kalanını tamamlıyor. Paltonun gücü bildik tarzları güncelleyerek, taze kalmasını sağlayabilmesinden kaynaklanıyor. Günümüzde dış giysilerin enfes detayları, silüeti, rengi, kumaşı ya da süslemeleriyle yepyeni yada benzersiz görünmesi gerekiyor.

                  Kışın büyük bir kısmını paltonuzun kabuğu içinde geçirdiğimiz düşünülürse bu muhteşem bir şey. İnsanların ilk gördüğü şey bu olduğuna göre mükemmel olmalı. Sıcacık dokular hayvanlardan ilham alan desenlerin yanı sıra kusursuz kesimler ve koza paltolar da önemli moda çekimlerinde boy gösterdi. Geleneksel kumaşlarsa taptaze dokunuşlarla hem göz alıcı ve eksantirik hem de sıcacık görünüyordu. Üstelik hepsi de alışılmadık desen ve renk patlamalarıyla yeniden doğan vintage esintili tüylü paltolar sergilemişti.

                  Dokunma isteği uyandıran kumaşlara yer veren markalar podyumda mod tarzı deri gemici paltoları, bir başka önemli trend olan kırpma koyun yünü detaylarla dağınık ve retro bir havayla yenilenmişti. Zahmetsiz dış giyimin gerçek ustaları modern kadınlar, sokak modasının podyum trendlerini patlatma gücüne mükemmel örnektir.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Yeni Yıla Nerede Gireceksiniz?

AİLEMLE EVDE;
                ''Ailemle evde güzel bir yemek yiyip, televizyon izleyeceğiz veya en fazla oyunlar oynarız'' diyorsan sana önerimiz normal ev halinden sıyrılman. Örneğin yeni yıla pijamalarınla girme! Bu gece yeni başlangıçlar ve yeni güzellikler getireceği için, 2017'yi şık ve güzel bir şekilde karşılamayı dene. Rahat olabileceğin ama aynı zamanda tarz bir şeyler giy, saçına fön çek ve hafif bir makyaj yap. Rahat bir jean pantolon, cool bir üst yeterli olacaktır. Sosyal medyada yeni yıl fotoğrafları paylaşacağından zaten hoş görünmen şart. Ayrıca şirin yılbaşı süslü taç veya şapkalarda eğlenceli olacaktır.

ARKADAŞININ EVİNDE PARTİDE;
                Tabii işin içine arkadaş çevren girince evdeki gibi sıradan giyinmemen gerek. Ya hoşlandığın adam da gelirse? Sana bir önerimiz şık bir jean pantolon üzerine cool duran farklı tasarımlı bir üst veya tişört giymen. Bu tarzını göz alıcı takılarla da süsledin mi tamamsın. Örneğin son moda tasma kolyeler ve taşlı bileklilerle hem spor şık bir elbise de tercih edebilirsin.
KIYAFET BALOSUNDA;
                Oley en sevdiğimiz parti, kıyafet balosu! Kıyafet balosunda seçeceğin kostüm çok önemli. Bunun için sana bolca araştıma ve yaratıcılık gerek. Ama canım biz ne güne duruyoruz. İşte sana en çılgın ve farklı kostüm önerileri;

              -LİTTLE PONY: Düşünsene Little Pony'ler gibi saçlarını renk renk yapıp at kuyruğu yaptığını. Bir de gözüne rengarenk bir makyaj, kanatlar ve parlak bir elbise ile süper olursun. Renk renk perukları da perukçulardan veya internetten bulabilirsin.

              -LADY GAGA: Neden Beyonce, Rihanna değilde Lady Gaga? diye sorabilirsin. Çünkü son dönemini saymazsak, hem kliplerinde hemde konser ve davetlerde Lady Gaga'nın tarzı hepsinden iddialı ve çılgın. Sende araştırıp en dikkat çekici Lady Gaga kostümünden ilham alabilirsin. Bir peruk, değişik bir gözlük ve abartılı aksesuarlarla bu görünümü yakalayabilirsin.

              -EMOJİ: Emojiler artık heryerde. Sende en sevdiğin emıjiyi bir terziye diktirebilir, partiye emoji halinde gidebilirsin. Düşünsene çok tatlı ve farklı olacaksın.

              -FANTASTİK DÖRTLÜ/X-MEN/MYSTİQUE: Yaratıcı fantastik karakterlerden birini seçmeye ne dersin? Örneğin, fantastik dörtlü'deki Susan Storm gibi mavi bir tulum diktirip, sarı uzun bir peruk takabilirsin. Siyah uzun çizmelerle de çok çekici olacağın kesin. Storm'un görünmezlik özelliğini kullanarak arada ortadan kaybolabilirsin de. Yada X-men'deki Mystique gibi olmak istersen, masmavi bir tulum giyebilirsin.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

ELEKTRİK / ELEKTRONİK İŞLERİNİZ !!!

~~~~~~Bilgisayar Tamiri, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Yazılım ve Donanım, Elektrik Tamir ve Kurulum, Her tür Elektronik İşleri, Güvenlik Kamerası Montajı ve Tamiri, Alarm Sistemleri, Otomatik Kapı Sistemleri Tamir ve Onarım, Yangın Alarmı Sistemleri Tamiri YAPILIR... Devamını OKU>>>

Sponsorumuz Olmak İster Misiniz?

Blogumuzun Arşivi

DOST SİTELER

Kahin Martinez ~ Rüya Tabirleri ~ WeblonG ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ ~ Site Ekle ~ Site