Çocuklarda Disiplin Nasıl Sağlanır?

                 Bebek 1 yaşına gelip ayaklandığı andan itibaren itaat konusu devreye giriyor. Tehlikeli bir şey yaptıklarında onlara sözümüzü dinletmenin en iyi yolu, birçok şeyi yapmalarına izin vermektir. Çocuk eline bir makas aldığında "onu bana ver" dersiniz. Onun sözünüzü dikkate almasının ilk şartı, bu tip engellemeleri sık sık duymamasıdır. Çoğu kez, çoğu şeyi yapmaya izinli olursa, az ve nadiren oluşan tehlikeli anlarda sözümüzü dinler ve itaat eder. Hayatında yasaklar çoğalırsa, bir süre sonra dikkate almama ihtimali yükselir.
                 Yaş küçüldükçe uyarılar, net, kesin ve kısa olmalı. Çocuğun anlamayacağı, mantıksal açıklamalar ve meşrulaştırmalar gereksiz ve kafa karıştırıcıdır. Ayrıca çocuk tarafında yetişkin hakkında güveni zedeler. Makas örneğinden devam edecek olursak, açıklama komuttan sonra gelmelidir. İlk yapılması gereken, bırakmasını söylemektir. Daha sonra, kesici bir aletin muhtemel tehlikelerini açıklayabiliriz. Önce komut vermekte bir sakınca yoktur, çünkü yetişkin ve çocuk rollerine uygun davranmıştır. Yetişkin, otorite figürü olarak gerekeni söylemiş, küçük ise yeni bir şey öğrenirken makası kendisi bırakarak etkin bir rol üstlenmiştir.

                 Akıllı itaat, çocuklarımızdan beklentilerimizi yaşlarını dikkate alarak, sürekli ve düzenli olarak gözden geçirmemizi gerektirir. Ödevlerden önce televizyona dalmak, söylenen saatten geç eve dönmek... Her aşamada aklımızdan çıkmaması gereken yol gösterici, iyi niyettir. Eğer televizyon izlerken başarısı düşmüyorsa, buna göz yummalıyız. Bu tip sınır aşımları, kişilik gelişimi ve büyümenin gerektiği becerileri edinmenin de bir yoludur. Söylenenleri harfiyen uygulayan çocuk, ileride arkadaşlarına da karşı gelemez. Kendi iradesini dinlemeyi ve ifade etmeyi bilmemek, kendi olamamak, hayatı boşa geçirmektir.

                 Aileler bazen istediklerinin yapılması için "benim için" , "bak beni üzme" , "sonra hasta olurum" gibi duygusal yollara başvururlar. Oysa istekler şahsileştirilmemelidir. Çocuğumuza koyduğumuz yasak veya ricalar, birer kapris değil, gerekli ve doğru davranışlardır. Mesele aileyi memnun etmek değil, ailenin koyduğu kurallara saygı göstermektir. Böylece ilişkinin merkezine baskı değil saygı yerleşir. Akıllı itaat, kimin kimi daha çok sevdiğinin göstergesi değil, mantıklı bir yol paylaşımıdır. Kimse kimseyi memnun etmek için yaşamamalıdır. Bu davranış kalıbı, ergenlikte çok olumsuz sonuçlar doğurur.

                 Ergenlik döneminde hormonlar itaat etmeyi zora sokar. Yasaklar sorgulanır, kurallar tartışılır, limitler zorlanır. Böyle zamanlarda tartışmak vakit kaybı olmaktan öte, ilişkiye de zarar verir. Tartışmak ve lafı uzatmak gereksiz ve faydasızdır. Aslında ergenin ihtiyacı her zamanki gibi güvende olma hissidir. Bunun için karşılıklı konuşmaların doğası değişmeli, pazarlık, çözüm odaklı görüşme gibi, orta yolu bulmak için çaba sarf edilmelidir. Aile 23:00, çocuk 24:00 der. 23:30'da anlaşmak gerekir. 23:45'te geldiğinde gecikmesi yüzüne vurulur. 24:00'te gelirse, memnuniyetsizlik kararlı şekilde belirtilir, yine de ikinci şans verilir. Eğer bu şansı da değerlendiremezse, onun için önemli olan gezmeye engel olunur.

                 Ailelerin rolü yetişkin olana kadar çocuklarına eşlik etmektir. Yetişkinliğe geçebilmek için karşı gelmeyi öğrenmek şarttır. Karşı gelebilmek için de itaat etmeyi öğrenmek şarttır. Bu meselede, diğerlerinde olduğu gibi "iyi yetiştirmek" çocuk itaat edip etmeme konusunda özgür hissedene kadar ona yol göstermekten geçer.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long