Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

Çocuklarda İtaat Etme ve Gelişim

                 Gelişim, değişim içeren bir süreç. Çocuk gelişimi de temel olarak fiziksel, zihinsel, duygusal ve dil konusunda değişimler içeriyor. Yaş ilerledikçe her konuda yetiler ve beceriler farklılaşıyor. Çocuk gelişimiyle ilgilenen pedagoji de diğer bilim dalları gibi, her çağın öne çıkan ihtiyaç ve yaklaşımlardan etkilenir, farklı dönemlerde farklı felsefeleri benimser. Hatta bazen, bir neslin doğrusu diğer neslin yanlışı olur. Aynı yeni doğan bebeğin yüz üstü mü, sırt üstü mü, yan mı yatırılması gerektiğine dair değişen doğrular gibi... Son dönem özgürlükçü ve insanı merkeze alan hümanist felsefe, insanoğlunun gelişimine yeni katmanlar eklenmiş, tanımını genişletmiştir. İnsani ve bireysel boyut önem kazanmış.
                 Büyüme sadece biyolojik bir süreçken, gelişim hem biyolojik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gerçekleşir. Gelişim esnasında anne-baba ve okul tutumu belirleyici rol oynar. Aynı büyüyen bir sarmaşığa yön vermek için sağına soluna eklenen veya azaltılan destekler gibi, dışarıdan gelen müdahaleler çocuğun kişiliğine yön verir. Günümüz çocuk yetiştirme yöntemi, çocuğu koruyabilecek kadar yakın, yeşertebilecek kadar uzak durmaktan geçiyor. Ne çok koruyucu, ne çok ilgisiz...

                 Bir başka deyişle gerektiğinde yanında olup tehlikelerden korumak, gerekmedikçe ortalarda bulunmayıp özgürleşmesine fırsat tanımaktan bahsediliyor. Örneğin, ilk adımlarını atmaya başlayan bir çocuğu düşmemesi için sürekli elinden tutmamak, tek başına yürüme denemelerine engel olmamak ama diğer yandan düşme ihtimalini gözeterek etrafında gezinip, gözümüzü üzerinden eksik etmeyip, düşüp yaralanmaması için yakınında ve her an tutunabileceği bir destek olması için elimizi hazır tutmak gibi... Bu anlayışta gelişmek, serpilmek, yeşermek gibi ele alınıyor, bağımsızlığı ve özgürlüğü temel alan çağrışımlar kullanılıyor.

                 Elbette, gelişim ortamı tamamen bireysel özgürlüklerle şekillenmez. Kültür, çevre, sosyal değerler görünmez tül bir perde gibi tüm sürecin üzerine örtülüdür. Çocuklara kabul edilir ve edilmezin sınırları eğitimle, hayır diyerek ve reddederek çizilir. Bu esnada çocuk da duygusal gelişimi için yine çok önemli bir kavram ile tanışır, itaat etme. İtaat etme, ilk duyuşta kulağa baskıcı ve olumsuz duyguları çağrıştırabilir oysa itaat etmenin temelinde karşılıklı kabul, saygı ve ikna vardır. Oysa boyun eğmek, sert ve tehtidkar bir ortam içinde, ikna olmadan ve rıza göstermeden zorunlulukla baskılanmaktır. Görüldüğü üzere her geri adım bir başarısızlık ve ezilme hali değildir.

                 Çocuklarımızı yetiştirirken itaat etmeyi öğretmekten çekinmeyelim. Baskı altına almadan, benliğini ezmeden, boyun eğdirmeden itaat etmeyi öğretmek bazı incelikler gerektirebilir. İtaat eden çocuk karşısındaki yetişkine güvenir ve yaşı el verdiğince bilinçli şekilde ve rızasıyla karşısındakinin kararını kabul eder. Bunu "akıllı itaat" olarak tanımlayabiliriz. Bu esnada karşısındaki güçlü kişinin, gücünün kendi üzerinde kullanıldığını hissetmez, tehtid, şantaj veya mecburiyet hissetmez.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long