Gülümsemenin Bilimi

                 Duygudan yoksun katı yüz ifadesinde kendini gösteren asık surat fenomeni, üç yıl kadar önce kültürel anlamda zirve yaptı. Bilim insanları varlığını kabullendi, ardından The New York Times'daki düşünsel yazılar geldi ve "Gülümsemek kırışıklığa yol açar. Asık surat güzelliğinizi korur" tarzı iddialar içeren memler etrafta dolaşmaya başladı. Bu son kısım ironik, çünkü şimdiye kadar yapılan araştırmaların çoğu, gülümsemenin insanı üç yaş genç gösterdiğini vurguluyor. Güzel hemen haberi verelim: Gülümsemek yeniden yükselişte!
                 Yeni araştırmalar gülümsemenin olası yararlarına dikkat çekiyor, stres düzeyi ve kalp hızında düşüş, bağışıklıkta güçlenme ve hatta egzersiz seanslarının daha az yorucu hale gelmesi. Kazayağı olarak bilinen gülümseme çizgilerini bertaraf etmek için hepimizin avuç dolusu sakinleştirici alması gerektiği konusunda dermatologlar hemfikir. Ancak gülümseme denilen mimiğe dair ortak bilgimizde açıklığa kavuşması gereken başka yanlar da var. Öyleyse gelin, doğru ile yanlışı birbirinden ayıralım.

~Gülümsemek Kırışıklığa Yol Açmaz.
                 Gülümsemenin kırışıklıklara neden olduğu algısının, 19.yüzyıl Avrupa'sına kadar geri gittiğini belirten New Yorklu dermatolog Harrod Frank, "Anneler kızlarına evlenene kadar gülümsememelerini, aksi taktirde kırışıklıkların yer edeceğini ve seçilme şanslarının azalacağını söylüyordu" diyor. Peki gerçek mi bu? Sadece kas hareketleri yüzünden nazolabial kıvrımlar yada ağzın iki yanını çevreleyen derin gülme çizgileri edineceksiniz diye bir şey söz konusu değil.

                 Genelde kırışıklıklar, cilt kalınlığı, esnekliği, yağ dağılımı ve kolajen miktarının ortak etkisiyle ortaya çıkıyor ve Frank'ın söylediğine göre "tüm bunların genetik ve çevresel nedenleri oluyor". Kazayağı bölgesindeki kırışıklıkların oluşmasında içten gülümsemenin payı var ama dematologlara göre güneşten özenle korunarak ve antioksidan serum kullanarak kırışıklıkların önüne geçmek mümkün. Dermatoloji profesörü Heidi Waldorf, istenmeyen çizgilere katlanamıyorsanız, botoks gibi nöromodülatörlerin onları yumuşatacağını söylüyor.

~Gençlik Serumu da Sayılamaz.
                 Kimi araştırmalar gülümsemenin insanlara daha genç bir görünüm kazandırdığını kanıtlamış olsa da (ne kadar mutlu görünürseniz, insanlar zamanın izlerine o kadar az dikkat ediyor) bazı veriler ancak 40 yaşını aşmış olanların bu halo etkisinden yararlandığını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl bir araştırmanın sonuçlarına göre, nötr ifade, yılların izlerini azaltmanın anahtarlarından.

~Kadınlar Erkeklerden Daha Fazla Gülümser.
                 Bir psikoloji profesörü bu anlayışın büyük oranda kültürel cinsiyet ayrımcılığından kaynaklandığını söylüyor. "Kadınların gülümsemesi bekleniyor. Yoksa sosyal anlamda cezalandırılıyorlar" diye belirtiliyor. "Kadınsı olmanın hoş görünmekle ilgili olduğuna dair en iyi yolu gülümsemek." Güç sahibi olmak, cinsiyetten bağımsız olarak bu durumu değiştiriyor. Yetki sahibi kişiler, sevimli görünme zorunluluğu hissetmiyor.

~Bizi Birbirimize Yakınlaştırır.
                 "Gülümsemenin iletişim kurmada etkisi büyük" diye konuşuyor LaFrance. "Gülümseme, ilişkileri geliştirip onarabiliyor, anlaşmazlıkları yumuşatıyor. Karşınızdaki kişiye güvenilir olduğunuzu hissettirmenin etkili yollarından biri." Yapılan yeni bir araştırma gülümsemenin içsel mutluluk ifadesi olmaktan çok insanlarla ilişki kurmaya yönelik bir davranış olduğunu öne sürüyor. Üstelik ilişkileri iyileştirmek adına belli bir dereceye kadar kandırmaca da mümkün. Botoks uygulamasının antidepresan etkisi yarattığını biliyor muydunuz? Bu yüz ifadelerinin (ve onlara gösterilen tepkinin) kişinin ruh halini etkileyeceği fikri...

~Sanıldığı Kadar Evrensel Değil.
                 ABD, 2003'te Irak'ı istila ettiğinde, askeri güçlerden tehtid teşkil etmediklerinin göstergesi olarak sivil halka gülümsemeleri istenmişti. Ancak dil gibi, yüz ifadeleri de değişik kültürlerde farklı şekillerde kullanılıyor, farklı anlamlar içeriyor. (Sözsüz Davranış) dergisi tarafından 2016 yılıkda gerçekleştirilen araştırmaya göre Japonya, Hindistan, İran, Güney Kore ve Rusya'da gülümsemek, zeka düşüklüğü olarak kabul ediliyor. Ayrıca Hindistan ve Arjantin'de, muhtemelen sahtekarlıkla da ilişkilendiriliyor.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long