Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

Beyindeki Aşırı Enerji Dengesi

Dişil Enerji ve Eril Enerji Deyince Neleri Anlamalıyız?
                Dişil enerji aynı zamanda duyguları temsil ediyor. Hepimizin duyguları var. Robot değiliz ama artık pek çok insan robot gibi. Baktığımda pek çok kadın robot gibi. Erkekler zaten öyle; kapatmışlar kendilerini. Duygularını hissetmiyorlar. Hayat sadece hedef koyup para kazanmak değil. Böyle yaşarsan belli bir yaşa geldiğinde çok paran olabilir ama tatmin duygun eksik kalır. O yüzden denge çok önemli. Eril-dişil dengesi, yin ve yang gibi.

                Dişil enerji içe dönük enerjidir. Yin enerjisidir. Ayı ve geceyi simgeler. Eril enerji ise güneşi, gündüzü simgeler ve yang enerjisidir. Gündelik hayattır, sol beyindir. Sağ beyin yaratıcılığı ve sezgileri; sol beyin rasyonelliği ve mantığı simgeler. Sadece mantığı ile hareket eden her zaman eksik kalır. Sezgileriyle birleştiren muhteşemdir. İş adamları, yöneticiler hem sağ hem sol beyinlerini kullanırlarsa çok daha başarılı olurlar. Bilinmeyeni bilinir hale getirmek sağ beynin görevidir. İşte o zaman fark yaratırsınız. Rakamlar bir yere kadardır. Büyük bir sıçrama için sağ beyni, yani dişil tarafımızı kullanmalıyız. Mustafa Kemal Atatürk buna çok iyi bir örnektir. Vizyonerdir.

Dişil ve Eril Enerjinin Dengesizliği Hayatımızı Nasıl Etkiler?
                Dişil enerjide aşırı dengesizlik varsa bu, kişide depresyon, karamsarlık, alınganlık ve aşırı sencilik olarak ortaya çıkabilir. Yani kendi önceliklerini hiçe sayan, hep başkalarına evet diyen, kendine hayır diyen, kendi sınırlarını koyamayan bir kişilik yapısı... Dişil enerjinin fazlalığı aşırı vericilik, aşırı fedakarlık ve günün sonunda hayal kırıklığı getirir. Kilo alma eğilimi olarak ortaya çıkabilir.

                Durağanlık, aşırı içe dönme, melankolik haller de bu dengesizliğe dahildir. Dişil enerjinin yoksunluğunda ise duygularla bağlantı kuramamak, sevgiyi hissedememek, yardım alamamak, yaşamdan zevk duyamamak ve alma eylemini gerçekleştirememek görülür. İsteyememek, sevilmeye izin vermemek, layık görmemek, yakınlık korkusu, alanına alamamak. Aşırı eril enerjinin dengesizliğinde ise, fazla uzağa gitmeye gerek yok, uzun zamandır dünyamızın yaşadığı sorunlar, savaşlar, güç mücadelesi, kapitalist sistem, kontrol ihtiyacı, tahakküm etme ihtiyacı, derinlerde güvensizlik, şiddet, aşırı düşünmek ortaya çıkar. Eril enerjinin yoksunluğunda ise harekete geçememek, tembellik, atalet, ertelemek, kararsızlık, cesaretsizlik vardır.

Sağ ve Sol Beynimizi Nasıl Dengeli Aktive Edebiliriz?
                Sağ beyni içe dönerek, meditasyon ve nefesle aktive ederiz. Annemizi onurlandırmaya başlayarak, duygularımızı yaşamaya başlayarak, dansla, müzikle ve bu akışla bedenimizle bağlantı kurarak aktive edebiliriz. Sol beyni ise harekete geçerek, güç ve güveni hissederek aktive edebiliriz. Örneğin yürüyüş yaparken bile ayaklarımızın yere bastığını, o gücü hissederek aktive edebiliriz. Odaklı bir şekilde harekete geçerek, hareketi seçmekle başarabiliriz.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long