Duygusal Zehirlenme Belirtileri

                  Duygusal zehirlenme gerçektir çünkü tam olarak ifade edilemeyen hisler gerçekten de duygusal zehir olarak birikebiliyor. Belirtiler ise şöyle sıralanıyor; Yorgunluk, Asabiyet, Hevessizlik, Depresyon, Duygusal Tepkisellik, Sinizm...

                  Hepimizin bilinçli veya bilinçsiz olarak zaman zaman duygusal zehirlenmelere maruz kalabiliyoruz. İşte tam da bu probleme bir çare olarak ayurvedik yaşamın en değerli günlük rutinleri arasında yer alan nefes ve meditasyon egzersizleri sayesinde, günlük duygusal detoks mekanizmalarımız en randımanlı şekilde işler. Buna rağmen bazı durumlarda çok eski veya çok ağır bir duygusal zehirlenmenin bedenimizden tahliye edilebilmesi için sistemi başka detoks mekanizmaları ile de desteklememiz gerekebilir.
                  Tüm duygularımız ihtiyaçlarımız da türüyor ve insan olarak hepimizin açlık dışındaki temel ihtiyaçları var. Bu yazıda duygusal bazda olan temel insani ihtiyaçlarımızı da hatırlayalım istedik; İlgi Çekme, Sevilme, Taktir Edilme, Kabul Görme...

                  Fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarımız karşılandığında aşağıdaki hisleri deneyimliyoruz; Rahatlık, Haz, Mutluluk, Memnuniyet, Tatmin, Neşe...

                  Fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarımız karşılanmadığında ise aşağıdaki hisleri deneyimlemeye başlıyoruz; Sıkıntı, Acı, Üzüntü, Rahatsızlık, Kırılganlık, Aksilik...

                  Karşılanamayan ihtiyaçlardan kaynaklanan acı duyma durumuna bir çözüm getirilemezse, bu hemen ardından bizi ikincil duygu durumuna doğru sürüklüyor ve genellikle aşağıdaki ek hislerin oluşmasına yol açıyor; Endişe, Düşmanlık, Suçluluk, Depresyon...

                  Bedenimizden tahliye edemediğimiz yani dönüştüremediğimiz duygularımız nedeniyle hem fizyolojimizde hemde zihnimizde oluşan toksin yükü biz fark etmeden algılarımızı, düşüncelerimizi, duygularımızı, seçimlerimizi, kararlarımızı ve sonuç olarak yaşamımızı yönlendirmeye başlıyor. Omuzlarımızda, sırtımızda, kalbimizde, zihnimizde, karnımızda veya bedenimizin herhangi bir yerinde birine karşı öfke, kin, affedememe veya korku hisleri beslemek bizi adeta bir duygusal hapishane içinde tutuyor. Bu durum ironik bir şekilde affedemediğimiz kişiyi yani karşı tarafı değil, kendimizi etkiliyor. Oysa duygusal anlamda özgür olmak kendimizi çok daha hafif, iyi, neşeli ve bağımsız hissetmemizi sağlıyor.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long