Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

Hayvan Hakları Yasası Nasıl Olmalı?

               ~ Öncelikle varoluş amacı hayvan refahı ve hayvan hakları olan yasal mevzuatın "Hayvanları Koruma Kanunu" şeklinde bulunan 5199 Kanun başlığı "Hayvan Hakları Kanunu" olarak düzenlenmelidir.

               ~ Avrupa'da olduğu gibi, hayvanlara kanunen "hukuki statü" tanınarak, "Mal" değil "Can" olarak kabul edilmelidir. Sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı yapılmaksızın, tüm hayvanların eşit ve adil yasal güvence altına alınmalıdır.

               ~ Hayvanlara karşı sadece bazı şiddet ve kötü muamele eylemlerinin değil, tüm eylemlerin "Kabahat" olmaktan çıkartılıp, "Suç" olarak tanımlanmalıdır.

               ~ Hayvanlara karşı hem özel hem de tüzel kişiler tarafından işlenecek suçların, caydırıcı ve önleyici nitelikte hapis cezası yaptırımına tabii tutulmalıdır.

               ~ Bu suçların, "şikayete bağlı suç" olmaktan ve şikayet hakkının sadece belirli kişi ve kurumlara özgülenmekten çıkartılarak, her bir vatandaşı hak tanınarak kamu davası niteliğinde belirtmesi gerekmektedir.
               ~ Hayvan dövüşlerinin ve güya folklorik gösterilerin tamamen yasaklanması gerekmektedir. Canlı hayvan dövüşü, Sirk, Hayvanat Bahçesi, Yunus/Penguen Parkları kaldırılmalıdır. Hayvanseverlere kapılarını kapatan İl ve İlçe belediyesi barınaklarına ve barınak personellerine ilişkin cezai yaptırım getirilmeli ve denetim koşulları yeniden düzenlenmelidir.

               ~ Belediyelerin toplama eylemlerinin yasal sınırları ve müeyyideleri net olarak belirlenmelidir. Hayvan polis teşkilatı oluşturulmalıdır.

               ~ Üretim, ticaret ve satış üçgenine ilişkin hiçbir yasal düzenleme getirilmemesi, bir heves uğruna satın alındıktan sonra terk edilen hayvanların koruma kapsamı dışı kalmasına, merdiven altı üretimin devam etmesine, sokaklardaki ve barınaklardaki hayvan popülasyonunun kontrolsüzlüğünün engellenememesine sebebiyet verecektir. Kanun kapsamına üretim, ticaret, satış ve terk hususlarının detaylı olarak alınması gerekmektedir.

               ~ Mevcut yasal düzenlemede yer alan "yasak ırk" kavramı kaldırılarak, hayvanın tecritini doğuracak düzenlemelerle değil hayvan sahibine uygulanacak müeyyidelerle yeniden düzenleme yoluna gidilmelidir.

               ~ Özellikle İstanbul ili adalar ilçesinin kanayan yarası niteliğinde olan fayton uygulamasının tüm Türkiye kapsamında tamamen sonlandırılması gerekmektedir. 5199 Sayılı Kanun kapsamında İl Hayvan Koruma Kurulu üyelerine yer verilirken meslek birliği statüsündeki Baroların Hayvan Hakları Merkez ve Komisyon temsilcilerine kurulda yer verilmelidir.

               ~ Yakın geçmişte yerel yönetimlerin sınırları dahilinde bulunan sokak hayvanlarına karşı 5199 sayılı Kanun ve Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği kapsamında kendilerine yüklenen yükümlülüklere aykırı ve yetki sınırını aşmak suretiyle gerçekleştirdikleri usulsüz toplama uygulamaları toplumsal infial yaratmış olup halk arasında bu uygulamalara ilişkin yerel yönetimleri bağlayıcı yaptırımlar getirilmesi gerekmektedir.

               ~ Her ne kadar spor faaliyeti olarak dile getirilse de ölüm sonucunu doğuracak "AV" adı altında betimlenen eylemlere ilişkin hiçbir düzenleme gerçekleştirilmemiştir. Avlanmanın ilk çağda insanların beslenme amacını karşılamaya yönelik olduğu, ancak 21.Yüzyılda beslenme sorunu olmadığı, bu halde öldürme neticesini doğuracak bu uygulamanın tamamen kaldırılması yasanın varoluş amacına uygun olacaktır.

               ~ Tasarı ile suç kapsamına alınan eylemlerin, tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmelidir. Tüm bu açıklamalar ışığında, Hayvan Hakları alanında, kamunun beklentisini ve saha ihtiyacını karşılar nitelikte, uygulanabilir ve caydırıcı hapis cezası yaptırımı içermeyen, hayvanlara hukuken statü tanımayan, sahipli-sahipsiz ayrımı yapan, şikayet hakkını belirli kişi ve kurumlara bahşeden hiçbir yasal düzenlemenin, hayvanlara karşı işlenen suçlara engellemeye yeterli olmayacağını ve bu yönde yapılacak hiçbir düzenlemenin hukuken ve vicdanen kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtmek istiyoruz.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long