Hayat Koşuşturmasında Hayatı Iskalamak!

                   O kadar titiz yaşamaya çalışıyor, gündelik hayatımızda o kadar çok detaylarla uğraşıyoruz ki, çoğu zaman hayatımızın ana hatları üzerinde düşünmeye vakit bulamıyoruz veya en azından, bu bize gereksizmiş gibi görünüyor. Halbuki detaylardan önce olmazsa olmazlara yönelsek belki de daha kolaylaşacak hayat. Belki daha çekilir hale gelecek, hele günümüz koşuşturması içinde. O kadar yoğunuz ki, o kadar vaktimiz yok ki, her şeye yetişmeye çalışırken hiçbir şeyi yakalayamıyoruz. Günler, haftalar, aylar ve yıllar, zamanın tüm kavramları akıp giderken kazanç zannettiğimiz kayıplarımız kalıyor bize hayatın tortusu olarak.
                   Mevsimsel olarak ilkbahara denk gelmesi de insanın hayatında yeni bir başlangıcı çağrıştırır bize. Yeni bir başlangıç için hazırlanmak gerektiğini biliriz hepimiz. Yeni bir başlangıç da isteriz her zaman, eskiden bıkarak. Ancak başlangıçların kendilinden olmadığını gözden kaçırırız daima. Başlangıç bizim karar verdiğimiz ve harekete yeltendiğimiz bir sürecin ilk adımıdır. Bu süreç ise yenilenmektir. Yenilenmek ve yenilik isteyen biri başlangıç yapmaya meyilli olur. Biz istemezsek kimse bizi zorlayamaz, işitmek istemezsek kimse bize duyuramaz ve görmek istemezsek kimse bize gösteremez.

                   Hayat her an yenilenmemizi ve yeni başlangıçlar yapmamızı bekler. Yeni kıyafetler, yeni evler, yeni dostlar hayatımızdaki vazgeçemediğimiz olgulardır. Ancak ruhani anlamda yenilenmek bizi çok da fazla ilgilendirmiyor aslında. Görünen maddeyle uğraşmak, duygu ve değerlerden boşalmış bir dünyanın dayattığı eğilimlerle uyum içinde yaşamayı mecbur kılıyor sanki. Kısacası, maneviyattan boşalmış maddesel bireyler olarak varlığımızı sürdürüyoruz. Hal böyle olunca da yenilenmek kavramı anlamsızlaşıyor. 

                   Acaba insan öğrenebildi mi bu yenilenmeyi? Dünyanın en zor mesleklerinden biridir eğitim ve öğretim. Ne öğrenebildik ne de biri öğretmeyi başarabildi. Çünkü istemedik. Yenilenmek için sevmeye, yenilenmek için hizmete, yenilenmek için fedakarlığa, yenilenmek için biraz da bedel ödemeye hazır olmamız gerekiyor. İnsanın insanı sevmesi, insanın insana hizmet etmesi, insanın insan olması, insanca yaşaması demekti. Özgür iradesini kullandı insan, yiten değerlere bağlandı ve yitirdi onları da... Dilemek de yetmez, çabalamamız gerekiyor. Bize mutsuzluk veren eski yaşantımızı üzerimizden sıyırıp atma zamanı, düşüncede ve ruhta yenilenme zamanı, gerçek doğruluğu bulma zamanı, maneviyatımıza sahip çıkma zamanı, uyanış zamanı, kısaca diriliş zamanı....

Hayatımızı değiştirmek, kendimizi mutlu etmek bizim elimizde.
Sadece birileri için yaşamayın, yalnızca kendiniz için de birşeyler yapın.
O zaman hayata bakış açınız, hayatı yaşama şekliniz değişecektir.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long