Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

Ruh Sağlığı Uzmanı Neden Önemlidir!

                   Psikiyatride "stigma"; etiketlenmek, damgalanmak anlamında kullanılır. Modernleşme, eğitim seviyesinin yükselmesi, bilgiye kolayca ulaşabilme imkanı günümüz insanına dair özellikler olsa da, psikiyatrik hastalıklar ve tedavisi söz konusu olduğunda, etiketlenme korkusu hala toplumsal bir gerçeklik olarak farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. En çok bir psikiyatri uzmanına yada bir psikoloğa başvururken, kişinin yaşamış olduğu çekinme yada çevreden gelebilecek yersiz eleştiri ve küçümsemeye maruz kalma endişesi şeklinde karşımıza çıkar. Daha uç bir örnek olarak toplum tarafından dışsallaştırılmak vardır. Bu nedenle etiketlenme korkusu psikiyatride doğru tedaviye ulaşmayı engelleyen ana faktörlerden biridir.
                   Gerçekten de vücudumuzda geçmeyen herhangi bir ağrıya karşılık "böyle giderse bir doktora görünmeliyim" düşüncesi gibi bir düşüncenin, psikiyatrik hastalıklar söz konusu olduğunda aklımıza bu kadar kolay gelmediği, gelse de eyleme geçmenin kolay olmadığı aşikardır. Geçmişten bugüne gelmiş kulaktan dolma bilgilerle oluşmuş ön yargılar, insanın aslında bilinmeyenden korkma ve farklı olanı dışsallaştırma eğilimi gibi birçok sebep, zaman içinde insanların psikiyatriye korkutucu anlamlar yüklemesine sebep olmuştur. Psikiyatri hastanelerinde gözetim altında tutulan ağır hastaların gelmesi, onca bilimsel gelişmelere ve yeniliklere rağmen ön yargıların ve bilgi eksikliğinin en açık örneğidir. Kendimizi, bilinçaltı uzmanı, yaşam koçu, bilmem ne terapisti olarak tanımlayan ancak hiçbir üniversitede yada Tıp fakültesinde böyle bir eğitim branşının olmadığı değişik unvanlı kişilere daha kolay emanet edebilmemizin altında bile bu ön yargılar bulunmaktadır. Psikiyatriste yada psikoloğa gitmek yerine, bilinçaltı uzmanına gidebilmek daha kolay gelmektedir.

NOT: (Bilincimizin altı yoktur, psikolojide bilinç dışı diye bir kavram vardır).

                   Psikiyatrinin kapsamı son yüzyılda diğer tıp bilimleri gibi büyük ölçüde genişlemiştir. Psikiyatrinin ilgi alanı sadece kronik ve ağır psikopatolojilerden oluşmamaktadır. Günümüzde hastalık bile olmayan, sadece stres etkenleri ile ilişkili ortaya çıkan sorunlar yada kaygı, endişe, panik atak, depresyon gibi psikopatolojinin herkeste ortaya çıkacak yansımaları kadar, boşanma, aldatılma, sevilen birinin ölümcül kaybı, ağır örseleyici yaşam olayları gibi insana özgü her türlü yaşantısal olaylar, ruh sağlığı uzmanlarının çalışma konuları arasındadır. Ayrıca psikiyatrik rahatsızlıkların çok büyük bir oranı biyolojik kökenli, beyin rahatsızlıklarıdır.

                   Bu şu demektir; kanser geniniz yoksa tetikleyici etmenlere (ağır stres, sigara kullanımı vs.) maruz kalsanız bile kanser olamazsınız ama genlerinizde kanser riski varsa tetikleyicilerle birlikte kanser hastalığına yakalanma olasılığınız yüksektir. Psikiyatride de şizofreni, manik depresif bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk (takıntı hastalığı), depresyon, anksiyete gibi birçok rahatsızlığın ortaya çıkışında, tıpkı kanser örneğinde olduğu gibi en az psikolojik etmenler kadar biyolojik yatkınlık önemli bir etmendir. Bu açıdan bakıldığında ve sağlığın fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan tam iyilik hali olduğu kabul edildiğinde hayatımızın herhangi bir döneminde ruh sağlığını tehtid eden bir durumla karşılaşabilmek, herhangi bir fiziksel hastalığa maruz kalmak kadar normaldir. Normal olmayan ise, tedavi almayı reddetmektir.

                   Bunu kabul edemiyor olmanın akıl ve ruh sağlığını bir beyin rahatsızlığı olarak görememekle, tedaviler ve psikoterapiler hakkında bilgi sahibi olmamak, ön yargılarla, psikiyatrinin ilgi alanının sadece ağır psikopatolojilerden ve ağır tedavilerden oluşmakta olduğuna inanmakla ilgisi vardır. Psikiyatrik tedavi, ağır ilaç kullanmak, psikoterapi ise sohbet etmek değildir. Her bir psikiyatrik rahatsızlığın ve ruh sağlığını tehtid edebilen yaşantısal durumların tespiti ve tedavisinde bilimsel araştırmalarla geliştirilmiş çoğunlukla yapılandırılmış tedavi teknikleri vardır. Tıpkı diğer tıp branşlarında olduğu gibi.

                   Fiziksel sağlığı koruma kavramı gibi ruh sağlığı koruma bilincinin oturtulması ve toplumsal düzeyde bilgi artırma çalışmalarının yürütülmesi, damgalanma engelinin azalmasında şüphesiz etkili olacaktır. Unutulmamalıdır ki, her Tıp dalında olunduğu gibi psikiyatride de doğru tedaviye zamanında ulaşabilmek, hastalık yıkımlarının ve işlevsellikteki bozulmanın azalmasına, kişinin toplumdan ayrışmadan sağlığına kavuşabilmesine olanak sağlar. Bu da psikiyatriye yönelik ön yargıların uzun vadede azalmasına sebebiyet verecektir.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long