Sorunsuz Bir İlişki Mümkün Mü?

                   Bir aşk ilişkisi yaşıyorsak, aşka özgü illüzyonun ve coşkunluğun etkisiyle tatsız gerçekler başlangıçta gözden kaçar yada hasıraltı edilebilir. Ancak aşkın duygusal kredisi bittiği vakit, hem kendimize, hem ötekine, hem ilişkiye hem de varoluşa özgü gerçekler çıplak görünür hale gelir ve sorunlar çıkmaya başlar. Artık ötekine hayran olmayı ve ötekinin aynasında kendimize hayran kalmayı bırakıp, hayatta olmanın sorunlarıyla ilgilenme vaktidir.

                   Aşk, kendimizden çıkıp gittiğimiz bir yerdir. Aşk bittiğinde, kendimizden aldığımız mola da biter. Bu yüzden asıl ilişki, aşk bittiğinde başlar, biz kendimize geldiğimizde. Varoluşa özgü iş yükü geri döndüğünde...
                   Sorunsuz bir yaşam yada sorunsuz bir insan olamayacağı gibi, sorunsuz ilişki de yoktur. "Sorun" yaşıyor olmak, bu dünyada nefes alıyor olmanın, hala hayatta olmanın bir göstergesi. Her ne kadar insanı isyan ettirecek kadar çok sorunla, engelle, zorunlulukla uğraştığımız fazlasıyla talepkar bir dünyada yaşıyor olsak da, sorunun yaşam belirtisi olduğunu idrak ve kabul ettiğimizde, daha gerçekçi, daha dayanıklı, daha güçlü bir oluşa geçiyoruz.


                   Yaşadığımız ilişkilerde çıkan sorunları da, ilişkiyi apar topar bitirme gerekçesi olarak değil, hayatın bir parçası olarak görmeye başlıyoruz. İşte bu bakış, bizi besleyen, büyüten, olgunlaştıran ve sürdürülebilir ilişkilere taşıyacak olan vasıta. Önemli olan, tarafların ilişkide çıkabilecek sorunları elbirliğiyle çözmeye talip olmaları ve bunun için birlikte adım atabilmeleri. Bu da tabii, bireysel sorunların nasıl karşılandığına bağlı. Kişi kendi sorunlarını nasıl inkar ediyor, görmezden geliyor, kendisine bu hayatta ne olup bittiğini anlamaya çalışmıyorsa, çözüm üretmekten, yetemediği durumda çevresindekilerle bağ kurup yardım istemekten acizse yada durumu değiştirmek için elinden bir şey gelmeyeceğine inanıyorsa, ilişkide çıkan sorunlara karşı da aynı şekilde tepki vermesi muhtemel.

                   Burada sorunların çözümünden söz ederken onların yok edilmesinden, bir daha ortaya çıkmamak üzere giderilmesinden söz etmiyorum elbette. Sorunların pek çoğunu yok edemeyiz, çözemeyiz de. Ama sorunlar bizi çözebilir. Durumu her zaman değiştiremeyiz belki ama durumla kurduğumuz ilişkiyi değiştirebiliriz. Yani, sorunlarla ilgilenmek ve mücadele etmek, kendimizi anlamayı, ötekini anlamayı, ötekine derin katmanda temas etmeyi, hayatı kavramayı, derinleşmeyi, gelişmeyi, olgunlaşmayı mümkün kılar. 

                   Bizi sorunsuz akan refah dönemleri değil, mücadele edilen, zorlukların birlikte aşıldığı anlar güçlendirir. İlişki yaşamak, kendi yaşam hikayemizle iç içe geçmiş ortak bir tarih yazmaktır. Kendi yaşam hikayemizin yazarı, yönetmeni, başoyuncusu olmak istiyorsak, zora gelmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Sevdiğimizle ortak bir tarih yazabilmek için ise, her ne kadar makro sistem hedonizmi dayatsa da, varoluşsal yalnızlığa, sıkıntıya, engellenmişliğe ve en önemlisi de gerçekliğe karşı dayanıklı olmak lazım. Yoksa bitiyor ilişki. Pek çoğu yazık ki başlayamadan bitiyor.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long