Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

İnterneti Hızlandıracak Yeni Protokol

                     İsmi lazım değil veri canavarı, aradığımız her şeye -doğru yada yanlış- bir cevap buluyor, karşılığında sahip olduğumuz her şeye ortak. Ama hakkını yememek gerek, geliştiricileri interneti herkes için daha hızlı hale getirmek için canla, başla çalışıyorlar. 10 yıl kadar önce tanıtılan ve internet hızlandırma insiyatifi çerçevesinde deneysel olarak sunulan SPDY protokolü ile gelen HTTP eklentileri sayesinde sayfa yükleme hızı %50'ye kadar artmıştı. IETF (İnternet Mühendisleri Özel Timi) de HTTP/2 standardını hazırlarken SPDY protokolünün sayısız konseptinden "esinlendiler". Ama HTTP'ye yenilik getirmek, duvarları rutubetli bir odanın tavanını boyamak gibi. İnternet bağlantısında veriler bir protokoller yığınından geçiyor. HTTP/2 bunların tepesinde durup gelen veriyi TCP protokolüne, o da IP protokolüne geçirir.

                     Bağlantınızı şifrelemek isterseniz (ki günümüzde kaçınılmaz), HTTP/2 ve TCP arasına bir katman daha sıkıştırmanız gerekir, o da TLS yardımıyla olur. Tavan'ın boyasını bitirip parkeleri yenilemeye çoktan geçmiş olan Google tarafından 2013 yılından bu yana deneysel olarak kullanılan QUIC (Quick UDP İnternet Connections), TCP protokolüne ciddi bir alternatif. IETF şimdi bu fikri HTTP/3 için kullanıyor.
TCP birçok dezavantaja sahip...
                     Protokol yığınlarının en büyük problemi, her katmanı (HTTP/2) kendi içinde optimize ettiğinizde diğer katmanların avantajlarını bir miktar da olsa yok etmek zorunda kalmak. HTTP/2 orneğinde dezavantaj, hemen altındaki TCP protokolünün oluşturduğu engel. Mesela TCP üzerinde aşırı yüklenmeyi önlemek için kullanılan Slow Start, aynı zamanda veri transferini geçiktiren bir faktör. Gerçekte paralel veri aktarımı uzun zamandır mümkün ancak TCP her bağlantı için 3 katmanlı bir handshake eklediği, ayrıca her biri için şifreleme oluşturması gerektiği için ilk 1 bit verinin aktarımı yarım saniyeden önce gerçekleşmiyor. Bu nedenle HTTP/2 tarafında tek bir TCP akışı içine bir kaç bağlantı sığdırılabilir. Zaten geriye sadece bir TCP tokalaşması ve bir şifreleme teknolojisinin uygulanması kalıyor. QUIC, bununla uğraşmaktansa iki paket başlığı tanımlıyor. İçinde QUIC parametreleri ile şifrelemenin bulunduğu uzun bir başlık, diğeri ise diğer tüm veri paketlerini içeren daha kısa bir başlık.

UDP ile daha da hızlı...
                     TCP protokolünün başka sorunları da var, Transfer sürecinde kaybolan bie veri paketi diğer verilerin hızını da düşürüyor çünkü kayıp paket tekrar gönderilip doğrulanana kadar diğer veriler beklemede kalıyor. Burada QUIC ise bu noktada çok verimli, zira bir kaç QUIC veri akışı için birbirinden bağımsız olarak aktarılan paralel HTTP bağlantıları kurabiliyor. Paketlerden biri kaybolsa bile diğer paketler aktarılmaya devam ediyor. QUIC ayrıca hem yukarıda bahsettiğimiz TCP kaynaklı gecikmeden kaçınmak, hem de sunucu, modem gibi ağ donanımları ile uyumluluğu sağlamak amacıyla TCP'nin kardeşi diyebileceğimiz UDP (User Datagram Protocol) protokolünü kullanıyor.

                     Tıpkı TCP gibi, UDP'nin de kökleri aslında 70'li yıllara kadar gidiyor, yani eski bir teknoloji. Ancak o dönemde basit bir protokole ihtiyaç vardı ve UDP de bu ihtiyacı tam olarak karşılıyordu. Herhangi bir bağlantı olmadan çalışabilmesi sayesinde handshake protokolleri ve güvenlik gibi adımları tamamen atlamak mümkün. UDP ayrıca kayıp veya tekrar eden veri paketlerini de önemsemiyor. Yani göründüğü kadar kontrolsüz bir ortam. Bu noktada QUIC devreye giriyor ve uygulama seviyesinde çalışarak bağlantıları bağımsız olarak uygun IP adreslerine atıyor. Hatta daha da ileri gidip, QUIC kullanan bir cihazın bağlantısını koparmadan ağ değiştirmesine bile olanak tanıyor.

                     Mesela cep telefonunuz evdeki Wifi bağlantısı üzerinden dosya indirirken evden çıkığ hücresel veriye geçtiğinizde bile bağlantınız kopmayabiliyor. Bu stratejinin avantajını şöyle özetlemek mümkün; QUIC protokolü kullanıcı seviyesinde çalıştığı için doğrudan tarayıcı içinde Chrome hizmetlerine bağlanırken bu protokol kullanılıyor. QUIC ile gelen yeni özelliklerin işletim sisteminden bağımsız olarak sadece tarayıcı güncellemesi ile kullanıcıya sunulabilmesi de ayrı bir avantaj. Bağlantının aşırı kötü olması ve kaybolan paketlerin sayısının artması durumunda da QUIC insiyatif alıyor, önemli gördüğü paketleri ikinci kez gönderiyor. Eksi yönlerinden biri ise dağınık hale gelmiş olması, yani farklı tarayıcılar için farklı sürümleri var.

Tümleşik şifreleme...
                     QUIC protokolü internet bağlantısının hızını arttırmanın yanında güvenliği arttırmayı da amaçlıyor. IETF, yemi TLS1,3 sürümünü QUIC içine antegre etmek niyetinde, zira içeriklerin hepsi, başlıkların ise çoğu şifreli. Diğer taraftan şirketler bu protokolde güvenlik riskleri olduğunu iddia ediyorlar. Sebebi ise güvenlik duvarlarının veri paketlerini kontrol edemiyor olması.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long