Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

İş Yerinde Fit Kalma Yöntemleri...

                        En azından fiziksel anlamda bir ofis işi basittir diye düşünebilirsiniz. Fakat burada fazlasıyla ciddi seviyede sırt sorunlarıyla karşılaşılıyor, zira bir masada saatlerce oturmak kasları güçsüzleştiriyor, kas kısalığına yol açıyor ve omurgayı yoruyor. 2003 yılında yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 55'i son 12 ayda ciddi bir sırt ağrısı çektiğini belirtirken, 2017'de bu sayı yüzde 75'di ve bunların da yüzde 14'ünün ağrısı kronik seviyedeydi. Daha yol açıyor, göz ve baş ağrıları, dolaşım sorunları ve tendon ve eklem ağrıları gibi.

                        Bunların çoğu doğru ergonomik tasarımla basitçe engellenebilir. Buna yatırım yapmak şirketlerin de menfaatine; Bir örnek vermek gerekirse, 2017'de Almanya'da sadece sırt ağrısı sorunundan solayı 60 milyon günlük çalışamaz raporu alınmış Bununla birlikte, çalışanlar da doğru alışkanlıklar edinerek kendilerini koruyabilirler.
Masada ergonomik bir biçimde oturmak!
                        Ergonomik olarak çalışmak isteyenler önce doğru oturmalı. Bunun için ayaklar sağlamca yere basarken, koltuğun yüksekliği dizlerde tam 90 derecelik bir açı sağlanacak şekilde ayarlanmalıdır. Masada yazı yazarken dirsekler de tam 90 derecelik bir pozisyonda olmalıdır. Burada bir çok çalışan için ilk sorun başlıyor, ayarlanabilir koltuklara neredeyse her iş yerinde rastlamak mümkünken, masaların yüksekliği neredeyse hiç bir iş yerinde ayarlanamıyor. Boyu kısa olanlar ayak desteği ile bunu ayarlayabilirler ama bu da ideal değil. Daha iyisi ve pahalısı, motorlu ve ayarlanabilen masalar. Arada ayakta çalışabileceğiniz modeller çok daha idealler.

Doğru oturma!
                        Rahat bir oturma için ayarlanabilen ve ergonomik bir koltuk gerekli. Bu anlamda koltuk yatmaz, pozisyonu ve yüksekliği ayarlanabilen, kolçaklı ve yaylı olmalıdır. Bu şartları sağlayan bir koltukta dahi doğru oturma şekli alınmalıdır. Doktorlar dinamik oturmayı tavsiye ediyorlar, fakat tercihe göre öne veya arkaya hafifçe eğilmiş bir şekilde. Bu sırt kaslarının daha iyi dolaşıma sahip olmasını ve intravertebral disklerin rahatlamasını sağlıyor. Bunun için, daha yenilikçi ofis sandalyelerinin sırt kısımları daimi olarak eğimli olarak üretiliyor ve bunların ayarlanabilen ilk pozisyona dönme özelliği var. İdeal durumda, oturulan ilt kısmın da sırt kısmının hareketine bağlı olarak öne arkaya hareket etmesinin de ayarlanabilmesidir. Bir süredir insanlara tavsiye edilen oturma toplarının ofis için uygun olmadığı ortaya çıktı, zira sırta sağladıkları yarar zaman içinde kötü bir etkiye dönüşüyor ve kaslara gereğiden fazla yük bindiriyor.

Ekranı ve gereçleri doğru yerleştirmek!
                        Doğru konumlandırılmış ekran boyun ağrısını engeller ve rahat bir şekilde görmenizi ve okumanızı sağlar. Ekrana olan uzaklığınızı belirleyecek olan ekranın ebatıdır. 17 inç'e kadar olan ekranlarda, 50 ila 60 santimetre yeterlidir. 70 cm 19 inç ekran için yeterliyken, 22 inç için en az 80 - 90 cm mesafe olmalıdır. Burada önemli olan uzaklığa bağlı olarak karakter ebatının seçilmesidir. Eğer yazı karakteri fazla küçük olursa gözleriniz çok daha çabuk yorulacaktır. Ekranın en üst noktası her zaman göz seviyenizin altında olmalıdır. Bakış açınız ortamdaki ışığa göre ayarlanmalı ve yansıma ile parlamalar engellenmelidir.

                        Klavye masanın köşesinden on ila on beş santimetre uzakta bulunmalıdır. En azından on parmak klavye kullananlar için klavye düz bir şekilde durmalıdır, zira kaldırıldığında ellerin ve bileklerin istenilmeyen bir şekilde bükülmesi söz konusu olmaktadır. Özel klavyeler hususi hoş bir yazma hissi sunarlar, örneğin Microsoft Sculpt Ergonomic gibi, bunların tuşları bileğin normal pozisyonda kalmasına imkan sağlamaktadır. Daha da ötesinde, dikey fareler de el bileğini döndürmeden kullanım imkanı sunar.

Hareketsiz durmaktansa hareket etmek!
                        Vücudunuz için, uzun süre hareketsiz kalmaktan kötü bir husus yoktur. Yukarıda bahsettiğimiz dinamik oturmanın ötesinde, her saatte başı mutlaka kalkmalı, azıcık da olsa gerinmeli ve yürümelisiniz. Bu kas sisteminizde dolaşımı artırır ve sırt ağrısını engeller. Eğer kaldırılabilen bir masada çalışıyorsanız masayı ayakta durabileceğiniz bir yüksekliğe arada bir kaldırın ve vücudunuza değişik bir pozisyonda çalışma imkanı tanıyarak stres ve ağrıdan kurtulun. Sağlıklı bir çalışma için uzmanlar, vaktinizin yüzde 60'ında oturmayı, yüzde 30'unda ayakta çalışmayı ve yüzde 10'unda ayakta durmayı öneriyor. Öğle arasında ufak bir yürüyüş bile yeterli olabilir.

                        Arada bir nefes egzersizleri yaparak stresinizi azaltın, örneğin 4-6-8 metotunu uygulayın. Dik oturun ve bir elinizi midenizin üstüne koyun. Burnunuzdan nefes alın ve bunu yaparken havayı içinize çekerken karnınızın şişmesine dikkat edin. Dörde kadar sayın. Ardından nefesinizi tutun, altıya kadar sayın ve ardından içinizden sekize kadar sayana değin ağzınızdan nefesinizi verin. Bu egzersizi beş ila on kere tekrar edin.

Gözler bile strese girebiliyor...
                        Daha da ötesinde, ekrana saatlerce kurumuş batan ve kızarmış gözlere sebep olabilir. Bunun dışında, gözlerdeki stres daha çabuk yorulmaya, baş ağrısı veya baş dönmesi gibi sorunlara da yol açabiliyor. Basit önlemler bunu engelleyebilir. Örneğin, basitçe bir şey düşünürken dahi gözünüzü kısa bir süreliğine kapatmak bile iyi gelebilir. Ayrıca mümkünse her 20 dakikada bir gözünüzü ekrandan ayırıp uzaktaki bir yerlere veya nesneye bakın. Bu ekrana bakmaktan dolayı sürekli aynı yere odaklanan bakışın yarattığı stresi azaltır. Gözlerinizi ellerinizle yummak da işe yarayabilir. Gözlerinizi avucunuzun içiyle bastırmadan iki üç dakikalığına kapatın ve yavaşça ellerinizi geri çekin. Kuruyan gözler için göz kırpmanızı artırabilirsiniz. Eğer sürekli olarak ekrana bakıyorsanız, korneanız yeterince nemlendirilmediğinden göz kuruluğunuz artabilmektedir. Nemlendirici damlalar da faydalıdır ve her yerde bulunabiliyor.

Ses kaynaklı stresten kurtulun...
                        Açık ofis tasarımının artması çalışanlar için gürültü seviyesinin sürekli artması anlamına gelmektedir. İdeal olarak, server ve yazıcı gibi cihazlar ayrı bir odada bulunmalı veya çalışma alanından mümkün olduğunca uzağa konulmalıdır. Şu genel bir kaidedir. Mesafeyi iki katına çıkarmak, sesi yarıya indirir. Buna ek olarak, telefon görüşmeleri, klavye sesi ve iş arkadaşlarınızın konuşmaları da gürültü seviyesini artırır. Bu konsantrasyonunuzu bozar ve strese sebep olur. Bunun stres yaratma seviyesi kişinin sese karşı hassasiyetine göre değişir.

                        Eğer arada bir rahatlamak isterseniz, sese karşı koruma ekipmanları kullanabilirsiniz. Bu basit, ucuz kulaklıklar veya uzmanlarca özel olarak tasarlanmış otoplastikler anlamına gelebilir. Bunların fiyatı yüzlerce Euro'ya kadar çıkabilse de, bunlar çok dayanıklı ve çok rahatlar. Kulağına bir şey sokmak istemeyenler için kapsül şeklindeki tıkaçlar idealdir. Bunların ucuz olanları bile son derece işe yarıyor. Başka bir seçenek ise kulaklık, buradan rahatlatıcı bir müzik dinlemek stresi azaltabilir.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum:

  1. web sitenizi beğeniyle takip ediyorum başarılar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim beğendiğinize çok sevindim. İnşallah daha güzel içerikler sunacağız. Yine beklerim.

      Sil

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long