Ödem ve Kilo Alma İlişkisi!

                   Ödem, vücudun dokularında sıkışan sıvının neden olduğu şişliktir. Ödem en sık ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda olur, ancak yüz, eller ve karın gibi vücudun diğer kısımlarını da etkileyebilir. Vücut içinde aşırı sıvı birikmesi durumunda su tutulması meydana gelir. Su tutma dolaşım sisteminde veya dokularda meydana gelir. Ellerde, ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda şişmeye neden olabilir.

ÖDEMİN NEDENLERİ;
                   Ödem, yerçekiminin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir, özellikle bir yerde uzun süre oturmak veya ayakta durmak ödeme sebep olabilir. Yatalak veya uzun uçuşlarda otururken olduğu gibi fiziksel olarak inaktif olan insanlar da etkilenebilir. Su doğal olarak bacaklara ve ayaklara çekilince ödem meydana gelir. Ödem, bacak damarlarındaki kapakların zayıflamasından kaynaklanabilir (venöz yetmezlik adı verilen bir durum). Bu problem damarların kanı kalbe geri getirmesini zorlaştırınca varisli damarlarda ve bacaklarda sıvı birikmesine neden olur.

                   Konjestif kalp yetmezliği, akciğer, karaciğer, böbrek ve troid hastalıkları gibi bazı hastalıklar ödeme neden olabilir veya ödemi daha kötü hale getirebilir. Tansiyon ve ağrı için kullanılan bazı ilaçlar ödeme neden olabilir veya ödemi kötüleşebilir. Alerjik reaksiyon, şiddetli inflamasyon, yanıklar, travma, pıhtılar veya kötü beslenme de ödemeye neden olabilir. Diyetin çok fazla tuz içermesi ödemi daha da kötüleştirebilir. Hamile kalmak, uterus vücudun alt kısmındaki kan damarlarına baskı uyguladığı için bacaklarda ödemlere neden olabilir.
ÖDEMİN BELİRTİLERİ;
            ~Etkilenen bölgede şişlik olması
            ~Şişmiş bölgenin üstündeki cildin gerilmiş ve parlak görünmesi
            ~Şişmiş bölgeye parmakla en az 5 saniye boyunca hafifçe bastırılıp çekildikten sonra deride çukur oluşması.
            ~Bacakta şişme varsa yürümede zorluk görülmesi
            ~Akciğerde ödem varsa öksürük veya nefes almada zorluk görülmesi bu belirtilerden bazılarıdır.

SODYUM ve ÖDEM İLİŞKİSİ;
                   Sofra tuzunda bulunan birincil mineral olan sodyum, sıvı dengesinde kilit bir rol oynar. Vücutta bu esansiyel mineralin fazlası olduğu zaman, dokular sıvı-sodyum oranını dengelemek için suya tutunurlar. Bu nedenle yüksek tuzlu bir yemekten sonra şişkinlik hissedilebilir. Sağlıklı insanlar için, ılımlı sodyum alımını sürdürmek sıvı tutulumunu azaltır veya önler. Kalp, böbrek veya karaciğer yetmezliği gibi kronik durumlardan kaynaklanan ciddi ödemleri olanlar için sodyum azaltılması, vücudun depolanan sıvıların bir kısmını serbest bırakmasında yardımcı olacaktır.

                   Çok fazla işlenmiş gıda gibi, tuz oranı yüksek öğünler yendiğinde, vücutta su tutabilir. Su tutma oranını düşürmek için en yaygın tavsiye sodyum alımını azaltmaktır. Bir çok çalışma, yüksek sodyum alımının, vücutta sıvı tutulumunun artmasına yol açtığını göstermiştir. Diğer yandan, sağlıklı erkeklerde yapılan bir çalışmada aynı etki bulunamamıştır, bu nedenle sonuçların bireye bağlı olabileceği söylenmektedir.

                   Porsiyon başına 140 miligramdan daha az sodyum içeren yiyecekler düşük sodyumlu yiyecekler olarak kabul edilirken, yüksek sodyumlu yiyecekler servis başına 400 miligramdan fazlasını içerir. Genellikle, bir gıda ne kadar az işlenirse sodyumu o kadar düşüktür. Taze veya dondurulmuş meyveler ve sebzeler doğal olarak sodyum bakımından düşüktür ayrıca süt ve yoğurt gibi bazı süt ürünleri de düşük sodyumlu olarak kabul edilebilir. Bir bardak sütte 120 miligram sodyum ve 1 bardak sade yoğurtta 150 miligram sodyum bulunur.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Weblonq.Com Çekiliş Kampanyası

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

Sponsorlarımız

Öne Çıkan Konular

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long