Yazılarımıza Yorum Yaparsanız Çok Seviniriz. ツ

Mutlu İnsanların 15 Ortak Özelliği

1. ÖZ-SAYGI: Kendimi Değerli Hissediyorum.
                 Olumlu ve olumsuz yönleriyle kendisini kabul eden, insan olarak en az diğer insanlar kadar değerli hisseden birisinin öz-saygısı yüksektir.

2. ÖZ-ANLAYIŞ/ÖZ-ŞEFKAT: Kendime Karşı Merhametliyim.
                 Mükemmel insan yoktur. Hepimiz zaman zaman yanlışlar yapabiliriz, başarısız yada yetersiz olabiliriz. Böyle zamanlarda kendimize karşı aşırı eleştirel, yargılayıcı ve sert olmak yerine başkalarına merhametli olduğumuz gibi kendimize de merhametli ve anlayışlı olabiliriz.

3. UMUT: Geleceğim Bugünümden İyi Olacak.
                 Sadece çaresizlik durumlarında değil, her şey yolunda giderken de umut, bireyi bir şeyler yapma konusunda eyleme geçmeye sevk eden itici bir iç güçtür. Hedefe ulaşmak için yollar arama ve eyleme geçme de umut kavramı içinde değerlendirilmektedir.
4. İYİMSERLİK: Her Şey Yolunda (Pozitif Düşünce).
                 İyimser birey, başına gelen olayları değerlendirirken, geçici, duruma özel ve pek çok faktörden etkilenen bir durum olarak ele alır. Kötümser ise, başına gelen olumsuz olayları, kalıcı, kapsamlı ve kişisel olarak değerlendirir. İyimserin bakış açısı, "Kötü bir gündü, kötü bir yaşam değil" şeklindedir.

5. SOSYAL DESTEK: Beni Önemseyen İnsanlar Var.
                 Sosyal destek, psikolojik iyi oluş için en önemli kaynaklardan birisidir. Bireyin iyi yada kötü zamanlarında onu gerçekten önemseyen birilerini yanında hissetmesidir. Yeterli sosyal desteği alabilmeniz için de ailenizle ve yakınlarınızla olan ilişkilerinizi düzeltmenin haricinde, derin dostluklar kurmanız gerekiyor.

6. AFFEDİCİLİK: Kendimi ve Bana Yapılan Yanlışları Affediyorum.
                 Yapılan bir çalışmada bireylerin affedicilik düzeyleri arttıkça, mutluluk düzeylerinin de arttığı bulunmuştur. Affedicilik, bireyin kendisini inciten kişiye karşı hakkı olan olumsuz duygu ve yargılardan bilinçli olarak, kendi isteğiyle vazgeçmesidir. Affedici olmak yerine, birisine karşı kin ve öfke içinde olmak, zehir içip karşıdakinin zehirlenmesini beklemeye benzetilir.

7. ÖZGECİLİK/YARDIM SEVERLİK: Karşılıksız Gönülden Vermek.
                 Özgeci davranışlarda bulunma, karşı tarafı mutlu ettiği gibi yardım eden kişiyi de mutlu eder. Hayata anlam katar. Ayrıca iyi ve faydalı bir şey yapmış olmanın verdiği olumlu duygular bireyin öz-saygısını da arttırıcı etkilerde bulunur.

8. ÖZGÜNLÜK: Samimiyim ve Doğalım.
                 Özgünlük, psikoloji literatüründe, duygulanımlarda, davranışlarda ve düşünme süreçlerinde bireyin benliğinin en saf haliyle hareket etmesi şeklinde tanımlanmıştır. Özgün birey, kendisini diğer insanlara beğendirmek için yapmacık davranışlara girmez, samimidir ve doğaldır. Özgünlük (otantiklik) düzeyi düşük birey ise, başkalarının istediği birisi olmuştur. Kendisi için değil, başkaları için yaşamaktadır.

9. ŞÜKRAN DUYMA: Sahip Olduğum Güzellikler için Şükrediyorum.
                 Beynimiz olumsuz hatıraları yada olayları hatırlamada oldukça iyidir. Bu durum aslında aynı olumsuzlukları tekrar yaşamamak için beynin bireyi bir koruma mekanizmasıdır. Şükran duygusu sayesinde birey şu anda yeteri kadar güzel, olumlu ve iyi şeye sahip olduğunu fark eder. Bundan dolayı da şükran duyma etkinlikleri ile beynimize aslında ne kadar iyi ve güzel şartlara sahip olduğumuzu hatırlatmamız gerekir.

10. SOSYAL ZEKA/ŞEFKATLİ İLETİŞİM: Sevgi Diliyle İletişim Kurabilirim.
                 Tatmin edici, sağlıklı, derin ilişkiler ağı içerisinde olmak, psikolojik iyi oluş açısından olmazsa olmaz bir durumdur. Sosyal zeka, insanları anlama ve insan ilişkilerinde ustaca davranma becerisi olarak tanımlanmaktadır. İnsanlarla etkili bir şekilde iletişim kurabilirler. Bu durumda yalnızlık duygularını daha az yaşamalarını sağlar.

11. AZİM VE BAŞARI: Tutkulu ve Sebatkarım.
                 Azim kavramı, tutku ve sebat olmak üzere iki bileşenden oluşur. Azimli olmanın başarıda yerine göre zeka ve yetenekten daha önemli olduğunu ortaya koyan araştırmalar var. Kişi başladığı bir işte tutkuluysa ve kararlı bir şekilde sonuna kadar gidebiliyorsa başarı ihtimali çok yüksektir. Başarılı olma da öz-saygıyı ve öz-güveni desteklediğinden psikolojik iyi oluşu önemli düzeyde etkiler.

12. YAŞAMIN ANLAMI ve AMACI:Hayatımın Anlamı Var.
                 Yaşamda bir anlam ve amaç bulmak, belki de insanın önündeki en zor iştir. Anlamlı bir yaşam mutluluğun en önemli ayaklarından birisidir. Yaşamda anlam kaynakları bulmak önemlidir. Yaşam amaçları ise yaşamın anlamıyla çok yakından ilişkilidir. Erdemli ve iyi bir insan olmaya yönelik amaçların yanında insanın yaşam amacının kendinden büyük bir iyiliğe hizmet ediyor olmasının farkındalığı da önemli noktadır. İyi insan olmaya yönelik amaçlar, psikolojik iyi oluşa daha yüksek düzeyde katkı sağlar.

13. BİLİNÇLİ FARKINDALIK: Zihnim Şimdi ve Burada.
                 Mindfulness olarak da adlandırılan bilinçli farkındalık kavramı, zihni ve bedeni aynı noktada buluşturma becerisidir. Farkındalık her ne yapıyorsak dikkati ona maksatlı olarak yönlendirmek ve yargılamadan gözlemlemek anlamına geliyor. Farkındalık, bir nevi yaşama dokunmaktır, yaşadığını hissetmektir. Konuşurken, dinlerken, yemek yerken, yürürken, bir müziği dinlerken o anları gerçekten yaşamak ve hissetmektir. (Yargıların ötesine geçmek).

14. YENİLİĞE AÇIK OLMAK: Öğrenmeyi Seviyorum.
                 Entelektüel bireyler, bilgi ve kültür düzeyi yüksek, meraklı, öğrenme aşkıyla dolu, deneyimlere açık, sıra dışı yaşam becerilerine sahip ve yaratıcı bireylerdir. En belirgin özellikleri de meraklı olmaları ve öğrenme sevgileridir. İnsan olmanın gereği olarak bilme-anlama ve estetik ihtiyaçlarımız vardır. Entelektüel faaliyetler bu ihtiyaçların karşılanması ile ilgilidir. Okumak, yazmak, sanatsal bir faaliyetle ilgilenmek, seyahat etmek ve daha pek çok zihinsel etkinlik entelektüel faaliyetler arasında sayılabilir.

15. AKIŞ: Zaman Durmuş Gibi.
                 Akış kavramı, pozitif psikolojinin kurucularından M. Csikszentmihalyi tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. Ona göre akış, bireyin meşgul olduğu işe tam odaklanması, zamanın nasıl aktığını hissetmemesi ve bundan yüksek düzeyde keyif alması olarak nitelendirilmektedir. Bu bir bakıma kişinin sevdiği işi yapması, yaptığı işi sevmesi olarak da ifade edilebilir. Bunu sağlayabildiğinde, yaptığı işten keyif alacak ve bu da olumlu duyguları daha sık yaşamasına yardımcı olacaktır.
Yazımızı Beğendiyseniz Sosyal Medyada Paylaşın:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

DUYURU!
GönüLLü Yazar Kadromuzu Oluşturuyoruz.
Sende Sitemizde Yazar Olmak İster Misin?
O Halde Hemen Bize Ulaşın :)

SON YAZILAR

DUYURU;

Sponsorlarımız

GÖRÜNÜM

Sitemiz En İyi Chrome iLe Görüntülenir!
© Copyright 2016 Web Long