The Mysteries Of Göbekli Tepe

                  On a rounded hill that rises amid the barren plateaus of the Germuş mountains in southeast Turkey lies Göbekli Tepe: a site of massive carved stones, almost 12,000 years old, crafted and arranged by Neolithic people. The megalist predate Stonehenge by over 6,000 years.

                  Göbekli Tepe (Potbelly Hill) is 15 kilometers northeast of the provincial capital Şanlıurfa (often simply called Urfa) A survey by the University of İstanbul and University of Chicago first examined the nine hectare hilltop site in the 196os and discovered limestone slabs, which they assumed to be part of a medieval cemetery. The true significance of the site would not be uncovered for another three decades.
                  In 1994 the German archaeologist Klaus Schmidt, two was working on his own survey of prehistoric sites in the region, visited the hill and identified it as something excavations began soon after and are continued today by the Orient and İstanbul Departments of the German Archaeological İnstitute. While the sheer size the structures is staggering, the site-which was recently admitted to Unesco's World Heritage List is also upending knowledge about the development of societies in Neolithic Anatolia, and has provoked debate about the ancient significance of the space.

MESSAGES FROM PREHİSTORY;
                  The stone rings date back to the Neolithic era, before the development of metal tools or pottery. Five-meter-tall T-staped pillars in center, weighing between seven to 10 tons, are encircled by slightly smaller inward-facing stones.

                  The T-shape of the pillars are believed to be abstract depictions of the human body, horizontal parts of the stone represent the human head, tall vertical parts represent the torso, with reliefs of arms on the sides. A closer look at some pillars reveals reliefs of naturalist symbols and abstract signs, likely carved by flint. Some have been deciphered and others still being researchered by the excavation team. The best-preserved pillars contain clear decorative motifs of wild Eurasian animals, including foxes, vultures, wild boar, and snakes.

                  The function of the space is still debated. Some archaeologists, such as Klaus Schmidt, believe that Göbekli Tepe may be the world's oldest human-built temple. Others, however, argue that the space was likely not restricted only to religious practies. Whatever the function of the site, discoveries from Göbekli Tepe have been revolutionary in challenging previously held beliefs about the development of human civilization, which typically held that people only constructed complex societies and temples only after learning to farm in settled communities.

                  But the construction of Göbekli Tepe was a massive undertaking reqiuring hundreds of workers, two would have needed housing and feeding in a relatively organized and stable social system that predated the establishment of agriculture. The domestication of einkorn wheat around Karacadağ mountain close to Göbekli Tepe at 7,800-7,500 BC, while initial constructions of Göbekli Tepe started approximately 9,600 BC. This would suggest that agriculture followed societal and cultural change.
                  Another interesting feature is the carved symbols on the megalights which predate Sumerian hieroglyphics traditionally thought to be tge basis of written languages by around 8,000 years. Göbekli Tepe was part of an active civilization for nearly three millennia, before being abandoned around 9,000 years ago under mysterious circumstances. To date, four large sections have been to visitors. These enclosures reveal just 3-4 percent of the entire site. Radar scans ruggest there are at least 16 other stone rings that remain hidden.

                  As excavations continue to yield insight about its creators, Göbekli Tepe is a messenger from the past, posing intriguing questions, stirring dabate, and humbling visitors with its grandeur and mystery.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Tatile Hazır Mısınız?

                 Her sene olduğu gibi bu sene de tatil hayalleri peşimizi bırakmıyor. Kimisi bu hayalin peşinden koşturuyor, kimisi en güzel tatilin evde dinlenmek olduğunu söylüyor. Elbette zevkler ve renkler tartışılmaz. Ama hayatta çok kısa. Yeni yerler görmek ve keşfetmek için henüz geç kalmış sayılmazsınız.
                 Tatile giderken hepimiz uygun fiyat araştırırız veya kampanyalar, uçak veya otobüs biletleri, turlar vs... Şimdi size kısaca şöyle bir bilgi vermek istiyorum. Otobüs ile uçak bileti fiyatları hemen hemen aynı olunca herkesin ilk tercihi uçaktan yana oluyor. Aynı gün varmak istediğiniz yere varıyorsunuz bu da size gün tasarrufu yaptırıyor, yol yorgunu veya gün kaybı yaşatmıyor size.

UÇAK BİLETİ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
                 Uçak bileti alırken mutlaka alternatifler iyi incelenmelidir. Artık uçuşlarda çok fazla alternatif olduğunu unutmamalıyız. Bu sebeple bizleri yönlendiren müşteri temsilcisi çok önemlidir. Başvurmuş olduğunuz acente size tüm havayolu alternatiflerini ve fırsatları sunmalı ve gerek havalimanı ulaşımı gerek bütçe olarak en doğru seçeneği belirlemelidir. Bu sebeple doğru acente ile çalışmalıyız.

HAVA YOLLARI PROMOSYONLARI BIZE DOĞRU YANSITILIYOR MU?
                 İletişim araçlarınızın size sunmuş olduğu reklam amaçlı havayolu promosyonları size net fiyatları yansıtmamaktadır. Reklamlarda bahsedilen fiyatlar vergisiz bilet fiyatlarıdır. 29.90`dan başlayan fiyatlar olarak dikkat çekmek amaçlı hazırlanmış olup, bileti satın almak istediğinizde birçok vergi eklenmektedir.

ERKEN REZERVASYON AVANTAJLARI BİZE NE KAZANDIRIR?
                 Yılda en azından 1 hafta iyi bir tatil hepimizin hakkı değil mi? Yıl içinde şehrin yorucu atmosferi, iş hayatının stresi, çocuklarımızın eğitimi ile koşturmalarımızı 1 hafta tatil ile unutabiliriz. En iyi oteller de çok uygun fiyata konaklamak bizi önümüzdeki yorucu yıl için motive edecek ve geçen yılın tüm stresini üzerimizden alacaktır. Bu sebeple tatil programınızı önceden yaparak erken rezervasyonlarla yaklaşık %50 indirimli fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Üstelik bazı erken rezervasyon kampanyalarında tüm aksilikler e karşı her her zaman iptal ve iade garantisi mevcut. Bugün yarın diyerek kaçırdığımız fırsatlar bize maddi zarar olarak geri dönmekte. Bu fırsatları kaçırmamak için internet ve satış acentelerinden kampanyalara göz atabilir ve birçok iyi teklifler alabilirsiniz.

                 Unutmayın tatil yapmak artık bir hayal değil. İstedikten sonra kesenize uygun avantajlara erkenden sahip olabilirsiniz. Şimdiden iyi tatiller.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

İyiler ve İyi Olmayanlar

 Hırsızlık deyince götürülenler akla gelse de bize getirileri de oluyor zaman zaman. Hayatı ve kendimizi sorgulama getirisi ve netice ağır bir depresyon. Tadımız kalmamakla birlikte keyifsizliğimiz de artıyor. Evet yaşanan olayın maddi götürüsü önemli değil. Mal canın yongasıdır sözü devre dışı kalıyor. Kimsenin umrunda değil maddi kayıplar ama manevi kayıplar ağır olabiliyor bazen. 

             Bu olaya maruz kalan gencecik insanlar korku içinde. Uykusuz ve yorgunlar. En fenası sistemle iyi bir tanışma merasimleri olmadı. Güvensizler. Yaş ortalaması yüksek olanlar da ise ruhsal çöküntüye ilave bir de tansiyon, şeker yükselmesi gibi fiziksel rahatsızlıklarıyla boğuşuyorlar. Tabii bireysel farklılıklara göre ruhsal be fiziksel tepkiler de oluyor. Bizde en büyük tepki yaratan, özel alana müdahale ve insanların en savunmasız anları olan uyku saatleri... 

                      İnsanın en huzurlu vakitlerini geçirdiği evinde bu olayın gerçekleşmesi. Ve bunu yapanların da senin-benim gibi anaların doğurduğu insanlar olması. En ağırımıza giden de bu. İnsan sıfatıyla anılmaları. Empati yapmayı da deniyoruz.. İnsan niye diğer bir insanın malına el uzatır diye. Hiç bir gerekçe bulamayız. Vicdanın zerresine rastlanmıyor. En ufak bir "şu nedeni olabilir" diyemiyoruz. İnsana güven sloganı anlamsızlaşıyor.

                      Netice olarak daha önce almaya gerek duymadığımız çok sıkı güvenlik tedbirleriyle kuşanmış hayatımıza devam ediyoruz. Kötülere, kötülüğüne rağmen hayat güzel. Çünkü iyiler ve iyilik her zaman kazanır. 

                      Velhasıl hayattımıza devam ederken kimi zaman monoton, kimi zaman relax, kimi zaman eğlenceli veya huzurlu vakit geçirdiğimiz anlarda güvenlik önlemimizi almamız gerekiyor. Bu hayatımızın her anında, bulunduğumuz her alanda yapmamız gereken bir şey. Bizler tedbirimizi aldığımız sürece hayatımızda bu gibi tatsızlıklara davetiye çıkarmamış olacağız. 

                      Weblonq.com Ailesi olarak huzurlu ve bol güvenlikli bir yaşam diliyoruz.

Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Full Year 2018 And 2019

                  From Fashion, to dance to art, the city was full of exciting events during November and december. Check out the highlights.

-One of the most eagerly awaited marketing events of the year, Brandweek filled Zorlu PSM to the brim from 5-9 November, 2018. Besides discussing trending topics during talks and workshops, the event also hosted a separate panel for gastronomy enthusiasts under the name 'Brandweek Gastro' for the first time in its history. In our opinion, the most exciting presentation this year-and the most shared on social media-belonged to Marcelo Pascoa, Burger King's Global Head of Brand Marketing.
-Coming to an end after an excitement-filled three weeks, the 22.İstanbul Theatre Festival proved yet again that, when it comes to impeccably-produced shows, İstanbulites will always find time to watch. Performances, taking place at Zorlu PSM between November 17 and Decembet 4 2018, included 10 international and 21 national premieres. The Guide İstanbul was completely blown away by Nocturnal Symposium the one and only performance by the Nederlands Dans Theater. Those who missed the festival will have the chance to see the performance at Zorlu PSM throughout the rest of the 2018 - 2019 season.

-Loved by celebrities around the world, Kısmet by Milka designer fine jewelry presents its tenth anniversary collection at its new showroom in Nişantaşı. Focusing on piercing jewelry, this special edition titled the 10th Eye is a redesign of the signature collection of the evil eye. The combination of colorful rare stones and symbolic shapes displays a strong representation of feminine power.

-İstanbul Modern's latest photography exhibition, Yıldız Moran; a Mountain tale, kicked off on November 24, 2018 and continues until May 12, 2019. Being Turkey's first academically trained female photographer, Moran captured landscapes, city scenes, and people of many different regions in Turkey. The limited space of the museum's temporary venue doesn't restrict the exhibition from impressing visitors with Moran's expressive black and white photographs.

-A platform for Turkey's new generation of artists, Base organized its second exhibition displaying selected works by recent fine art graduates between December 20 - 23, 2018 at the Galata Greek Primary School. Although applications were submitted withaut sticking to any particular theme, the exhibition categorized the concerns for Turkey's young artists into three sections, dream versus reality, home and immigration, and self identit. Hosting 94 artist and their works, plus 30 professional panels, the event not only showcased the diversity of emerging artists, but also sought to provide graduate students with better access to the creative industries.

-Aiming to trengthen the position of the country's fashion brands on the Turkish market, the Austrian Chamber of Commerce organized a fashion show for 12 of the most esteemed players on the Austrian fastion market. Taking place on November 6, 2018 at the historic mansion occupied by the Austrian Consulate in Yeniköy, the fashion show combined with a cocktail media influencers from Turkey, as well as potential buyers.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Gayrimenkul'de Vatandaşlığa Giden Yol

                   Yabancıya Gayrimenkul satışları (teslime hazır gayrimenkuller) , (proje aşamasında gayrimenkuller) olmak üzere 2'ye ayrılmaktadır. Yabancılara erişimde, yabancı ülke vatandaşlarına gayrimenkul satışı, çevre ve şehircilik bakanlığının bir ülke politikası olmalıdır. Bu politikaların vücut bulabilmesi için önerim: Turizm, sağlık, eğitim ve yerleşim tercihinde önemli bir pazar olan Türkiye bu konumunu sürekli güçlendirmektedir. Türkiye'ye farklı amaçlar ile gelip, gayrimenkul alım tercihine yönelim oranı artmaktadır. Bu yönelimde en büyük etmen "kur ve kura bağlı yatırım" değeridir. Ancak, burada önemle dikkat edilen nokta bugünün kur değerinin yarın ne olacağıdır.  Geçmiş yıllarda, kur cazibesine kapılıp gayrimenkul değerleri arzu edilen artışı göstermediği için zararlar etmişlerdir. Bugün Türk vatandaşlarına dolar bazlı getirilen 1 yıllık kur koruma garantisinin yabancılara verilmesi düşünülebilir.

                   Bu politika sağlık, turizm ve dış ticaret bakanlıkları ile birlikte geliştirilmelidir. Bu sayede ülke tanıtım maliyetleri efektif harcanabilecek Türkiye global dünyaya uyum içinde pazarlanabilecektir. Türk gayrimenkul pazarı önümüzdeki dönemde Asya ve Afrika kıtalarında önem kazanacaktır. Bu pazarlara erişim yolları çeşitlendirilmelidir.

                   "Yatak, eğitim ve sağlık" sattığımız her turiste gayrimenkul satabiliriz. Uluslararası barter sistemi ile gelişmekte olan Afrika kıtasına mal karşılığı/gayrimenkul satışı gerçekleştirebiliriz. Oteller için uygulamaya koyduğumuz tapu ile oda satışı kavramını sağlık sektörü için geliştirebiliriz. Devre gayrimenkul mukiyet kavramının hukuki alt yapısını yabancılara yönelik geliştirebiliriz. Yaşlı bakım evleri projelerini ulusal ve uluslararası boyutta geliştirerek, işlevlik kazandırabilir, yaşlı Avrupa için önemli bir açılım sağlayabiliriz.
                   Yabancılara, uluslararası anlaşma ile kendi ülke para birimleri ile gayrimenkul alımı, kredi kullanma, fonlama olanakları geliştirebiliriz. Yabancıları bilinçlendirme ve hizmet yönledirimine yönelik "havalimanları dış hatlar geliş noktalarına, şehrin turist ağırlıklı bölgelerine" tanıtım afisleri organize etme... Yıllardan beri yurtdışı bağlantıları veya kontakları ile birlikte yurt dışından gelenlere, ziyaretçilere Türkiye'de hayrimenkul pazarlayan acentaların profesyonel standartlara yerleştirilmesi, elçi-ihracatçı konumuna getirilmesi.

                   En az 250,000 Amerikan doları veya karşılığı döviz yada karşılığı Türk lirası tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı çevre ve şehircilik bakanlığınca tespit edilen, yabancı satışlarında kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceği belirtilmektedir.

Teslime Hazır Gayrimenkuller; İkinci el pazarında kullanım gören ve projelerde teslime hazır stoklar. Bu yapılar ağırlıklı olarak teslimi ile tapu devri koşulunu ve dolayısıyla "vatandaşlığa" erişimi sağlamaktadır.

Proje Aşamasında Gayrimenkuller; Ülkemizde 1. el proje satışlarında aylık, yıllık gayrimenkul satışları incelendiğinde %50-%60'lık kısmı zaman zaman yer değiştirmekle birlikte 1.el ve 2.el karmasından gelmektedir.1.el karmasında tapu devirleri proje geliştirme aşamasında satış vaadi sözleşmesi ile yapılan proje satışları olup, tabu kayıtlarına konut teslim süreçleri ile birlikte bir kaç yıl sonra yansımaktadır.

                   Bu süreç konut teslim/tapu devri +3 yıllık süreyi ilave ettiğinizde ortalama 5 yıllık süre gerekmektedir. Bu durum göz önüne alınarak maketden satışların kanun kapsamında önünün açılması gerekmektedir.

Projeden Satışlara Vatandaşlık; Proje satışları yani halk arasında maketden satışlar Türk Gayrimenkul pazarında önemli bir büyüklük ifade etmektedir. Bu büyüklük içinde, yabancı satışlarının önünün açılması için satış vaadi sözleşmelerinin:

  1. -Noterde tescil edilmesi
  2. -Tescil edilen sözleşmelerin tapuya şerh edilmesi
  3. -Yabancıya satışda noter sözleşme tarihinden 3 yıl satılamaz/devredilemez koşulunun konulması ve uygulanması
  4. -Sözleşme tarihindeki, peşin minimum 250 bin dolar veya karşılığı TL'si vadeli satışlarda ödeme tarihlerindeki kurun baz alınması
  5. -Sözleşmeli satışlarda, satışa konu gayrimenkullerin tamamlanma sigortasının işlerlik kazanması
  6. -Kat karşılığı veya hasılat paylaşımı projelerinde sözleşmelerin tapuya tescil edilmesi, tapuya tescil edilen bağımsız bölüm satış vaadi sözleşmesine konu yerin "kamu ve özel" kurumlardan gelebilecek her türlü şerhlere karşı korunma hakkı tanımlanması.
                   Bu düzenlemeler kanun kapsamında uygulamalar ile desteklenir ise yabancıya gayrimenkul satışında hedeflere erişim sağlanabilecektir. Aksi taktirde kanun uygulamaları 1.el gayrimenkul pazarında stoklar ve 2.el gayrimenkul pazarı uygulamaları ile sınırlı kalabilecektir.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Beykoz Kundura | From Factory To Creative Hub

               From the Ottoman Empire into the Republic of Turkey, the site of beykoz Kundura has a ric history of over two hundred years. "Basically, it rapresent the milestone of industrialization attempted in the late Ottoman era," said Buse Yıldırım, the Director of Arts and Culture at Beykoz Kundura.
               After Turkey was founded, the site continued to operate as the state-owned Sümerbank leather and shoe factory. It transformed the district from a fishing village into a blue-collar quarter of the city at the time, representing the industrialization era of Turkey. Beykoz neighbourhood. One former employee recalled a time when most people did not have watches and would tell when it was noon from the factory's whistle.
               The oral history records have been shared on Kundura Hafıza's Facebook page and will be displayed as an exhibition in the future.

NEW CINEMA, OLD HISTORY
               While a film studio was opened in the complex, shooting many popular movies and TV series in recent years, the development of the site has also been concerned with preserving, honoring, an reflecting the former factory's unique heritage-not least in the newly opened Kundura Cinema.

               Every movie at Kundura Cinema begins with screening of the short film Valimo (2017) by the Finnish director Aki Kaurismaki, which shows a group of foundry workers watching a Lumiere brothers film in a factory cinema during their lunch break.
               This prelude echoes the fact that the Sümerbank factory used to have its own cinema, holding screenings as a cultural event for the community. "The food hall was transformed into a cinema during the winter time, but in summer they preferred to watch the western American films openair," said Yıldırım. The oldu projector is now displayed at Kundura Cinema, in the former factory's boiler room.

               Kundura Cinema focuses on specially curated film programmes, the openning season presented a selection of old movies set in various cities. According to Yıldırım, their audience is mostly comprised of cinephiles, students, young professionals, and locals in Beykoz who enjoy some nostalgia. New and old, mainstream and independent-the selection of screenings aims to keep a diverse balance between canonical and noncanonical films from around the world.
               But the openning of Kundura Cinema is not only an exciting new development for İstanbul's movie buffs, it also marks the next stage in a more ambitious plan to make Beykoz Kundura into a major new artistic and cultural hub in the city. "We would like to make high-quality art accessible and be a creative spot for a broad spectrum of artists an audiences," Said Yıldırım.

               Next to the cinema, a theater named Kundura Stage will opened to the public in fall 2019. Focusing on contemporary performance arts across genre boundaries, the speace will also feature art residencies, workshops, an educarional programs. "Beykoz Kundura is aiming to become a creative destination, a place for coriosity, experimentation, learning, and neverending development" Yıldırım concluded. "We believe that it can become a platform for open and constructive communication, a place where different perspectives meet."
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Nöroloji Nedir?

                  Nöroloji, sinir sistemi ve onun hastalıkları ile uğraşan bilim dalıdır. Sinir sistemi santral ve periferik sinir sisteminden oluşmaktadır. Bu sistemler farklı tanımlansalar da insan vücudunun diğer  sistemleri gibi, birbirleriyle ve diğer sistemlerle bir bütün halinde faaliyet gösterirler. Santral sinir sistemi (merkezi sinir sistemi) beyin ve omurilikten oluşmaktadır. Sinir sisteminin bu kısımları duyu organlarımızdan, iç organlarımızdan ve gelen bilgilerin entegrasyonu sonrasında bu verilerin analizi, öğrenme ve bütün zihinsel fonksiyonlardan sorumlu tutulmaktadır.
                  Periferik sinir sistemi, merkezi sinir sistemini iç organlara, cilde ve kaslara bağlayan sinirlerden oluşmaktadır. Bu sistem vasıtasıyla yukarıda ismi geçen bölgelerden alınan veriler merkezi sinir sistemine ulaşıp ve orada değerlendirildikten sonra gerekli organlara iletilmektedir.

                  Nöroloji baş ağrısı, baş dönmesi, inme, felçler, epilepsi ve bayılmalar, bunama, parkinson hastalığı ve diğer hareket bozuklukları, sinir ve kas hastalıkları, uyku bozuklukları, multipl skleroz, dengesizlik gibi hastalıkve rahatsızlıklarla ilgilenir.

                  Nöroloji sinir sitemi hastalıklarıyla, psikiyatri beyinden kaynaklanan duygu ve davranış bozukluklarıyla, psikoloji ise insan duygu ve davranışıyla ilgilidir. Görüntüleme yöntemlerinin kullanılmaya başlanmasıyla üçü arasında yeniden yakınlaşma zemini doğmuş ve bu yapay ayrışma zaman içerisinde giderek daha fazla belirsizleşmeye başlamıştır. Beyin hepsinin ortak zemini ve ilgi alanı olduğundan, bu bölümler yakınlaşmalarını sürdürmekte ve giderek arttırmaktadır. Bu koordinasyon hastaların erken ve doğru tanısında başarı oranını arttırmaktadır. 

                  Nörolojik hastalıklar vücudumuzun en hassas yapılarını oluşturdukları için hızlı tetkik ve erken teşhis büyük önem taşır. Tetkik ve teşhiste gecikilirse önemli derecede geri dönülemez hasarlar oluşabilir. Hastanın bütün tetkikleri tamamlandıktan sonra tanı koyma sonrasında hastanın tedavisine başlanabilmektedir.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Günümüzde Gıda ve Gıda Mühendislerinin Değeri

               Türkiye Cumhuriyeti olarak son yıllarda tavuklarda hormon, sebze ve meyvelerde kimyasal kalıntı ve ette şarbon derken ne yiyeceğini şaşırdı. Mevcut düzen içerisinde kontrol mekanizmasının yetersizliği, gıda mevzuatındaki ucu açık tanımlar nedeni ile internet ansiklopedisine başvuran, bazen yanlış bazen yanlı haberlerle bilgi kirliliğine maruz kalan çaresiz bir kitle...

               Toplum sağlığının baş unsuru beslenme giderek kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlandı. Tıp dünyası gıda mühendislerine, gıda mühendisleri mesleğinin amacını ve anlamını bilmeden karalayan herkese, hayatını tarımdan kazanmaya çalışan çiftçiler dağıtıcılara, dağıtıcılar hiçbir masrafları ve riskleri yokmuşçasına emek hırsızı gibi lanse edildikleri için basına düşman.
               Bunca sağlıklı toprak içerisinde giderek tarımdan uzaklaşmamız, bunca ziraat mühendisimiz varken mevcut tarım alanlarını verimli kullanamamamız, insanımızın tarımdan geçimini sağlayamadığı, masraflarla baş edemediği ve güvenlik nedeni için arazilerini satıp vasıfsız işçi olarak şehre göçü nasıl açıklayabilir? Düne kadar her şeyini kendi üreten bir ülke iken nohudunu bile okyanus ötesi ülkelerden getiren bir ülke olmak neden?

               Her konuda olduğu üzere zincirin halkaları olduğumuzu, bağımsız hareket etmenin yada günah keçisi bulmanın sorunları çözmediğini algılamamız gerekiyor artık. Devlet teşfiklerinin tarıma yoğunlaştırılması, doğru kullanıldığından emin olunması, ehil ziraat mühendislerinin çiftçilerimizle ortak çalışmasının sağlanması, elde edilen ürünlerin tam verimlilikle gıda mühendislerinin kontrolünde gıda güvenliği şartlarına uygun bilimsel çalışmalarla son tüketiciye kadar gelmesi bu sorunları çözebilir. Bunun önündeki engel ve suistimaller elbirliği ile yok edilebilir.

               Gıda güvenliğinin ve doğal beslenmenin sadece alım güvü yüksek belirli bir kesim için değil, her insan için hak olduğu kabul edilmelidir. Sadece lüks mekanlarda değil, her satış ve üretim noktasında gıda güvenliği kurallarının uygulanması ancak tam kapsamlı bir denetim mekanizması ile mümkündü. Gıda kontrollerinin dürüstçe ve yeterli düzeyde yapılması için kaynak dağılımının, gerekli durumlarda kaynak aktarımının doğru yapılması gerekiyor.

Ve Fakat!!!
               Mesleğe ilk başlanılan yıllarda gıda işletmelerinde çalışan gıda mühendislerinin resmi adı mesul müdür iken son yıllarda istihdamı zorunlu personel olarak değişmiştir. Mutlak gereklilikleri zorunluluk terimi ile kıymetsiz ve etkisiz hale getirdiğimiz sürece hepimize afiyet olsun.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Erişkinlerde Bağlanma Stilleri

               İnsanların yakın ilişkiler kurmaya yönelik evrensel eğilimi bebeklikten başlar. Bağlanma olarak psikolojide yer alan bu kavram, bebeğin doğumundan başlayan ve ilk iki yıl içerisinde temellendirilen bir oranizasyondur. Yaşamın erken dönemlerinde bebek ve bakım vereni arasında belirlenen ve süreklilik gösterdiği düşünülen bağlanma stili; kişinin diğer insanlarla ilişki kurma örüntüsünü şekillendiren bir fenomendir. Sosyal ilişkilerin kurulmasında temel bir belirleyicidir çünkü bağlanma, yalnızca çocukluk ile sınırlı olmayıp yaşam boyunca sürer. Yani ilk temel ilişki anne-çocuk ilişkisi, sonraki yaşam dönemlerindeki bağlanmalar için örnek olur.

               Dolayısıyla annesiyle (bakım veren) ilişkisinde çocuk; korunma, rahatlık, güven ve keşfetme ihtiyaçlarını karşılayabilirse, kendisi ve diğerleriyle ilgili tamamlayıcı içsel inançlar geliştirebilir. Tamamlayıcı içsel inançlar "değerli ben" ve "güvenilir o" inancıdır ve güvenli bağlanmanın temelidir. Güvenli bağlanma stilinin gelişmesi önemlidir çünkü bu iki şema kişinin hayatı boyunca diğer insanlarla ilişkilerindeki bağlanma kaygısı, mesafeyi koruma ve kaçınma davranışı ile ilişkilendirileceltir. Doğanın özgün modeli güvenli bağlanmadır ancak aksi durumda yani çocuğun gereksinimlerine duyarsız kaldığında yada birbirleriyle uyuşmayan tepkilerle karşılık verdiğinde çocuk, bağlanma figürünü reddedici, kendisini de sevilmeye ve desteklenmeye değmez biri olarak görecektir.
               Ergenliğe kadar yaşantısal deneyimlerin üzerinde büyük rol oynadığını düşündüğümüz bu şemalar zamanla daha sürekli ve kalıcı hale gelirler. Erişkin hayatındaki bağlanma davranışı da çocuklukta, ergenlikte ve gençlikte gösterilen bağlanma davranışının bir devamıdır. Erişkin kişinin bağlanma strili her türlü ilişkide kendini gösterse de, romantik ilişkilerde stil davranışları belirgindir. İçsel inançlar temel alınarak erişkinlikte dört ayrı bağlanma biçimi tanımlanabilir.

-Güvenli Bağlanma: stilindeki bireyler hem kendilerine hem de başkalarına ilişkin olarak olumlu bilişsel modellere sahiptir. Güvenli bağlanma biçimi, kendini değerli hissetme ve sevilebilir olduğu duygusunu genellikle diğer insanların kabul edici ve cevap vericiliğine dair beklentileriyle birleştirilir. Güvenli bağlanması olanlar hem kendileri hem de başkaları konusunda pozitif bakış açısına sahiptirler. Sıkıntılarını kabul ederek, başkalarından yardım ve destek talep ederek yapıcı bir biçimde kendi zor duygularını ifade etmede rahattırlar.

-Saplantılı Bağlanma: stilindeki bireyler olumsuz benlik olumlu başkaları modeline sahiptirler. Saplantılı bağlanması, olanların kendileriyle ilgili bakış açıları negatif, başkalarıyla ilgili bakış açıları pozitiftir ve temelde kaygılıdırlar. Kendilerine güveni az, başkalarını destekleyici olarak algılayan ancak bu destekten olumlu şekilde faydalanamayan, kendini açma düzeyleri az olan bireylerdir. Negatif duygularını abartılı ve sürekli bir biçimde eşlerinin onayını arayarak gösterirler.

-Kayıtsız Bağlanma: stilindeki bireyler olumlu benlik olumsuz başkaları modeline sahiptir. Kayıtsız bağlanma biçiminde kendini değerli hissetme ve sevilebilir olduğu duygusunu diğer insanlara karşı olumsuz beklentilerle birleştirir. Böyle kişiler yakın ilişkilerden kaçınarak hayal kırıklıklarına karşı kendilerini korurlar, bağımsızlıklarını ve incinmezliklerini sürdürürler. Kayıtsız bağlanması olanlar temelde kaçınmacıdırlar, negatif duyguları baskı altında tutma eğilimindedirler.

-Korkulu Bağlanma: stilindeki bireyler ise olumsuz benlik ve olumsuz başkaları modeline sahiptirler. Korkulu bağlanma biçiminde kendini değersiz hissetme ve sevilmeye layık görmeme duygusu ve diğerlerinin olumsuz, güvenilmez ve reddedici olarak algılanmasına yönelik beklentilerle birleşirç Yakın ilişki kurmak arzusunda olmalarına karşın, ilişkilerinde aşırı yakınlıktan kaçınırlar çünkü incinebilecekleri konusunda kaygılıdırlar. Reddedilmeye duyarlıdırlar.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

ELEKTRİK / ELEKTRONİK İŞLERİNİZ !!!

~~~~~~Bilgisayar Tamiri, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Yazılım ve Donanım, Elektrik Tamir ve Kurulum, Her tür Elektronik İşleri, Güvenlik Kamerası Montajı ve Tamiri, Alarm Sistemleri, Otomatik Kapı Sistemleri Tamir ve Onarım, Yangın Alarmı Sistemleri Tamiri YAPILIR... Devamını OKU>>>

Sponsorumuz Olmak İster Misiniz?

Blogumuzun Arşivi

DOST SİTELER

Kahin Martinez ~ Rüya Tabirleri ~ WeblonG ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ ~ Site Ekle ~ Site