PUBG “Puta Tapma” Ritüeli Skandalı!

                            İnsanların ne dilinden, ne telefonundan ne de bilgisayarından düşmeyen ve popülerizmi git gide artan bir oyundan bahsetmek istiyorum sizlere. Pubg...

                            Pubg oyunu oynayanların büyük bir bölümünü şoka uğratan bir skandal yaşandı geçtiğimiz günlerde. Birçok kişi Pubg oyununda putlara tapıldığına dair videolar ve ekran resimleri attı. Ve bir kaçı bunun meditasyon olduğunu savunsa da özellikle Türkiye'de bu çok fazla yadırgandı ve #pubgoynamaoynattırma, #PUBGKALDIRILSIN hastagları ile oyun protesto bile edildi. Birçok kişi bunun oyun olduğunu ve elbette insanın dini inancını sarsmayacağı düşüncesinde fakat çocukları yanlış yönde etkileyeceğini düşünen kişiler özellikle bu konuda çok ısrarcı.
                            Peki ama oyunda böyle bir bölüme ihtiyaç varmıydı? Aslında bunu yapma amaçları neydi? Veya bize bu görsel ile ne anlatılmaya çalışılıyordu? Pubg Dünya üzerinde trendi yüksek ve fanatikleri tarafından çok fazla para yatırılan bir oyundur. Bizzat bunun için itunes ve google play üzerinden pin alarak çok fazla yatırım görmüştür.

                            Güncellemesi bu kadar aktif bir oyun neden böyle bir alana ihtiyaç duydu? Oyunda sadece Türkiye'ye böyle bir güncelleme mi yapıldı tam olarak bilemesek de bariz bir gönderme yapıldığı apaçık. Pubg böyle gidecek olursa, Türkiye'de bununla ilgili çok fazla üye kaybı yaşayacaktır. Büyük item kazandırmak için bu putlara tapma olayını zorunlu kılmaları, büyük tepkilere neden oldu.

                            Şimdi anne ve babaların aklında şu yanıt var; oyunu oynayan çocuklarımızın bilinç altına “putperestlik” işleniyor! Bazıları bunun bir totem olduğunu ve teşviğe neden olduğunu açıklasa da birçok kişi bu durumdan çok rahatsız oldu. Eski zamanlara dönüp bakacak olursak, çocuklarımızın bilincini çok fazla etkileyen oyunlar çıkmıştı piyasaya... Hatta birçok çocuk intihar etmiş, birçoğu da eşiğinden dönmüştü. Bu tür oyunları her yaştan çocuğun oynadığını biliyoruz. Pubg umarım ki hatasını anlayıp, her kesimden insanın inancına saygı göstermesi gerektiğinin farkına varır ve bunu düzeltir. Yoksa tepkilerin bir çığ gibi büyüyeceğini göz önüne alırsak, Türkiye'de yasaklanma yoluna bile gidebilir.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Diken Ucu Bitkisinin Yararları

                                       Diken ucu bitkisi karadeniz bölgesinde dikenlerin arasından binbir zorlukla toplanan bir bitkidir. Türkiye genelinde adı Melocan, Diken gözü, Gıcır dikeni, Merevcen, Melocan, Özdiken, Silcan, Melvocan, Diken ucu, olarak geçer. Tadı çok güzeldir. Diken ucu otunun filizleri sebze olarak toplanır. Daha çok ormanlık alanlarda diğer bitkilere sarılarak yetişir. Kanı temizleme özelliğinden dolayı mucizevi ot olarak da anılır. Romatizma ve böbrek rahatsızlıklarında da kullanılır. İnsanı rahatlatıcı ve sıkıntı giderici etkisi gözlemlenmiştir. Yumuşak dikenli uc kısımları kaygan olan bu ot, yeşil ve kırmızı renkte yenebilen bir otdur.
                                       Çiğ olarak da tüketilebildiği gibi kavurması yapılarak da yenir. Diken ucu otundan çok lezzetli yemekler yapılmaktadır. Bu daha çok Karadeniz yöresinde sık yapılan yemek türüdür. Türkiye'de bir çok yöresel isme sahip olan tek sebzedir. Samsun'da ise Kırçan bitkisi olarak anılır. Melocan otu ile yapılan yemekler özellikle Çarşamba ilçesinde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.
Diken Ucu Bitkisi Turşusu
                                       Karadenizin İlkbahar aylarında yağmurların başlamasıyla büyüyen ve kasım ayına kadar doğada dikenlerin arasından toplanıyor. Kırçan'ın en çok turşusu ve kavurması yapılıyor. Mayıs ayında başlanıp, kasım ayına kadar süren bir toplama süreci var. Ve yağmur ne kadar çok yağarsa o kadar güzel ve lezzetli bir tadı oluyor. Diken ucu Kavurması veya Diken ucu turşusu ile ilgili tarifleri internetten kolayca bulabilirsiniz.
Diken Ucu Bitkisi Kavurması

Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

CoronaVirüsü Sonrası İş Hayatı Nasıl Olacak?

                               Bilindiği üzere iş hayatı gitgide daha esnek, mobil destekli, yoğun ve zorlu bir hal alıyor ve tamamiyle dijitalleşiyor. Corona salgını ile gelen karantina dönemleri bunu zorunlu olarak kıldı. Peki gelecekte bizi bekleyen iş dünyası nasıl revize olacak? Şu an yaşadığınız küresel Corona virüsü sona erdikten sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağını hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla geleceğin dijital çalışma platformu buna göre revize edilecek.

Yapay zekanın ve dokunmatik ekranlara sahip çalışma masaları ile geleceğe dair bir teknoloji söz konusu olabilir. İnsanlık ve mekanize edilmiş işlemler tek bir sistem halinde birleşecek. Daha serbest fakat kontrol edilebilir ve aynı zamanda daha yaratıcı ve kullanışlı olacaklar. Kesin olan bir şey var ki; çalışma hayatı büyük bir devrim sürecinde. Aslında bir nebze durum böyleydi fakat serbest çalışma potansiyeli ortaya çıktığından beri işler değişkenlik gösterebilir. An itibariyle bilindik kural buna karşı duran başlıca etmen ise dijitalleşme gibi görünüyor.

                               Kiminle, ne zaman ve ne kadar çalıştığımız yeniden şekillenecek, hatta "iş" olarak tanımladığımız şey bile teknoloji çağında tartışmaya açık. Bilgisayarlar, robotlar veya algoritmalar her zaman bu değişimin sorumlusu değildir. Hatta bazen bu robotlar globalleşmeye ve yeni trendlere yol açabiliyor. Yapılan araştırmalara göre her on çalışandan sekizi iş yerinde dijital teknolojiden faydalanmakta. Bilgisayarlar, mobil cihazlar ve tabletler artık iş hayatının ayrılmaz parçaları haline geldi. İnsanlar kalifiye olma durumlarına göre, dijitalleşmenin etkilerini farklı olarak hissediyorlar. Fakat hemen her insanın ortak görüşü ise iş hayatının daha da yoğunlaşması.
                               İş yerleri de değişimden nasiplerini alacak. En önemli değişimlerden bir tanesi de iş yerleri ve çalışma ortamlarında yaşanıyor. Bu alanlarda dijitalleşme, toplumsal dönüşümün he gerekliliği hem de sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle de iş arkadaşlarıyla dijital olarak iletişim kurma zorunluluğu olan işlerde, kişiler ve bilgisayar sistemleri, daha esnek ev ofislerde yer alarak çalışmaya devam edebiliyorlar. Uzaktan çalışma, esnek çalışma saati, 25 saat haftalık çalışma süreleri ve dijital teknolojiden sonuna kadar yararlanılıyor. Modern teknoloji sayesinde artık insanların iş yapmak için beraber bir odayı doldurmaları gerekmiyor. Hatta performanslarını gözlemlemek için bile fiziksel birlikteliğe gerek yok. Geleceğin çalışma ortamları da fiziksel alanlardan bağımsız ve SAP gibi yazılımların çalışan gözlemleme sistemleri desteği ile sanal olarak yapılandırılacak.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

Las Vegas Rehberi | Las Vegas Guide

Nevada bölgesinde çölün ortasına yapılmış olan Las Vegas, diğer adıyla Sin City, 1911 yılında şehir ünvanı almış ve o gün bugün ışıkları hiç kapanmayan ve neredeyse her yerin 24 saat açık olduğu bir eğlence şehri. Göz alıcı ışıkları, her daim müziğin ritmini hissettiğiniz sokakları ve her daim hareketliliğiyle sizi büyüsü altına alabilecek bir şehir. İstanbul'dan en uygun seyahat imkanı, Los Angeles'a uçup, oradan 1 saat kadar süren kısa bir aktarma uçuşu ile Las Vegas'a varmak.

                                  Diğer bir seçenek ise Los Angeles'tan araba kiralayıp ortalama 4 saat kadar süren bir yolculuk ile şehre varmak. Fakat araba yolculuğunun tek kötü tarafı biraz sıkıcı olması. Çünkü yol boyunca çöllerin ortasından geçiyorsunuz ve etrafta hiç iç açıcı manzara bulunmuyor. Ayrıca Las Vegas'ta arabanızı park edeceğiniz bir yer yok, varsa da çok pahalıya patlayacaktır. Bunun için taksi kullanmanız en mantıklı karar olacaktır. 
                                  Las Vegas'ın en önemli ve en meşhur caddesi olan otellerin bulunduğu yer The Strip olarak adlandırılıyor. Yolun sağ ve sol tarafında birbirinden görkemli oteller, kumarhaneler, restoranlar ve aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dükkanlar mevcut. Burada kesinlikle 1 kez de olda yürüyün, toplam bir buçuk saat sürse de genel hava hakkında bilgi edinmiş olursunuz. Las Vegas'a ilk defa gidenler için; bir kere olsa bile Gökkuşağı kahve içmeyi, otellerde organize edilen çılgın havuz partilerine katılmayı, dünyanın en uzun dönme dolabına binmeyi ve muhteşem ışık gösterilerini izlemeyi deneyimleyin.

                                  The Forum şehrin en popüler alışveriş merkezlerinden biri. Burada aklınıza gelebilecek bütün markaları ve iddialı restoranları bulabilirsiniz. Alışveriş merkezinin tam ortasında ise dev bir akvaryum yer alıyor. The Venetian alışveriş merkezi ise 160 markanın olduğu, Venedik mimarisi ve gondolları ile kendinizi Venedik'te hissettiğiniz bir yer. Yürümekten yorulana gondol ile turlama imkanı da sunuluyor.
                                  The Fashion Show alışveriş merkezi, Las Vegas'ın en büyük, en çok markanın olduğu ana caddesi üzerinde bulunuyor. Hafta sonları saat 17:00 itibariyle moda şovlarının gerçekleştiği alışveriş merkezinde, yeme içme konusunda birbirinden farklı, hem oturmak hemde ayakta atıştırmak için çok mekan seçeneğiniz var.
Yazımızı Paylaşabilirsiniz:

BLOG YAZILARIMIZA ABONE OLUN

ELEKTRİK / ELEKTRONİK İŞLERİNİZ !!!

~~~~~~Bilgisayar Tamiri, Bilgisayar Bakım ve Onarım, Bilgisayar Yazılım ve Donanım, Elektrik Tamir ve Kurulum, Her tür Elektronik İşleri, Güvenlik Kamerası Montajı ve Tamiri, Alarm Sistemleri, Otomatik Kapı Sistemleri Tamir ve Onarım, Yangın Alarmı Sistemleri Tamiri YAPILIR... Devamını OKU>>>

Sponsorumuz Olmak İster Misiniz?

Blogumuzun Arşivi

DOST SİTELER

Kahin Martinez ~ Rüya Tabirleri ~ WeblonG ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ Site Ekle ~ ~ Site Ekle ~ Site